Yunus Çimen

Yunus Çimen
İngilizce Öğretmeni
Atatürk Üniversitesi
Erzurum, 1992
150 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
Ölünce etrafımdaki herkesin yükü hafifleyecekmiş gibi hissediyorum bazen. Sanki gittiğim gün bazı kapılar daha rahat açılacak, bazı nefesler daha kolay alınacak. Varlığımın eksikliği değil de yokluğumun getireceği sessizlik fark edilecekmiş gibi. Bu dünyaya gelirken omuzlarıma bu kadar ağırlık yükleneceğini bilmiyordum. İnsanların bıraktığı izleri, tutulmayan sözleri, içimde çürümeye terk edilmiş umutları yıllarca sırtımda taşıyacağımı da. Nereden bilebilirdim ki? Zaman geçtikçe anladım; bazı yaralar iyileşmiyor, sadece insan onlarla yaşamayı öğreniyor. Bazı geceler geçmiyor, sadece sabah oluyor. Bazı insanlar gitmiyor, yalnızca yoklukları kalıyor. Bazen kendimi, yanlış yerde unutulmuş bir eşya gibi hissediyorum. Kimsenin aramadığı, kimsenin eksikliğini fark etmediği bir şey. Kalabalıkların içinde giderek silinen bir gölge gibi. Varlığıyla bir şey değiştiremeyen, yokluğuyla da dünyayı durduramayacak biri gibi. Belki de insanı en çok acıtan şey ölmek değildir. Yaşarken yavaş yavaş hayattan eksilmek, kendi içinden sessizce kaybolmaktır.
1000Kitap
Yunus Çimen
Kısa bir aralık dışında ölünce de kimsenin pek umrunda olmayacağız. İnsanlar artık cenazelerde bile gülecek şeyler bulabiliyor. Kendinizle barışın.
Reklam
Merak ediyorum; insanlar hayatın en sert darbelerini alıp yine de nasıl ayakta kalabiliyor, nasıl güçlü durabiliyor? Ben bazen biraz hüzünlenince bile güçten düşüyorum. Resmen kolum kalkmıyor, sesim kısılıyor, içimdeki bütün enerjiyi biri çekip almış gibi oluyor.. Siz üzüntünüzü nereye koyuyorsunuz da hayatınıza bu kadar yer bırakabiliyorsunuz? Acı geldiğinde onu yalnızca ruhunuzda nasıl tutabiliyorsunuz? Nasıl ya nasıll?
Yunus Çimen
Allah bütün kederler karşısında bir teselli olarak alışmayı yaratmış insan için.
Güneşi sevdiği halde, adı Ayçiçeği konulan bir çiçek kadar yanlış anlaşıldım bu hayatta..
Duygu ve Düşünce
Yunus Çimen
Bir adı da Günebakan, bir de öyle bakın
Adamın biri 95 yaşındaki annesini fırından aldığı ekmeğin şeklini beğenmedi diye bir başına bırakıp terketmiş( O yaşta kadını ekmek almaya göndermesi bile çok kötü hissettirmeye yetiyor). Vefasızlığın vebalini somun ekmeğin sırtına vurmuş anlayacağınız. 20 gündür bekliyormuş , dön diye yalvarıyor. Annesi-oğluna-yalvarıyor-dönsün-diye. Başka kimsem yok ondan başka, diyor. O da yokmuş , haberi yok garibimin. Bu dünya beni her gün, gittikçe kahrediyor . Sana ne be adam diyecekler, öyle olmuyor. Denize bakınca engin mavisi iyi hoş ama tuzu da var bunun. Ne yapsanız yakıyor genzi. Böyle bir dünya için gençleşmenin, ölümsüzlüğün yollarını arıyorlar bir de. Çok yaşamam ben .
Müteferriç isimli okura yanıt verildi
Yunus Çimen
Müteferriç Amenna.
1K ???
Canınız yandığında sizi sevene mi koşarsınız , yoksa sizin sevdiğiniz kişiye mi ???
Yunus Çimen
Genelde kendimize gidiyoruz