Kötü ve olumsuz davranışlar gösteren, sosyal dokuyu bozmaktan başka işe yaramaz gözüken insanların da mı bize faydası var?
Elbette var.
Bu örnekler sayesinde "nispî" yani karşılaştırma yöntemi ile çalışan aklımız, doğru ve yanlışa dair değer yargıları geliştirebiliyor ve hangi durumda ne tip davranışlar sergileyip sergilememiz gerektiğini de bu örnekler sayesinde öğrenebiliyoruz. Mesela "terbiyeyi terbiyesizden öğrendim" deyişini duymuşsunuzdur.
İnsan; hayatına yön veren travmaları veya olumsuz deneyimleri, etkileriyle birlikte fark edebildiğinde , o deneyimleri kendisini yükselten ve geliştiren basamaklara dönüştürebilir. Fakat bu farkındalık oluşmaz da bir nedenle o yaralar derinleşirse işte o zaman sıkıntılı bir sürecin kapıları aralanabilir.
İnsan zihni hikaye ile çalışır. Hikâye, zihnimizin olay ve olguları bağlaması için bir çerçeve , daha doğrusu bir nevi "amalgam" sunar. Zihinsel öykülerimiz sadece etraftaki olay, olgu ve kavramları hatırlamamızı sağlamaz; onlara bir "anlam" vermemizi de sağlar. Zaten anlam dediğimizin şeyin kendisi bir hikâyedir. Hayatın anlamsızlığından şikâyet edenler genellikle hayata dair hikâyelerinin olmayışından yahut kişisel hikâyelerinin anlamsızlık üzerinden kurgulanmasından muzdariptirler. Zira hayatın kendi başına tek bir hikâyesi yoktur ve anlamlar/hikâyeler, kişiden kişiye şaşırtıcı oranlarda değişir.