Birey ve Toplum için Hedefin Önemi: “Hedef” lafı bana bir yerde okuduğum bir Musevi atasözünü hatırlatıyor. Diyor ki: “Ülkeler bir yıldıza benzer, belki o yıldızı tutamazsın ama oraya doğru yürürsün.”
İnsanoğlu ve insan topluluklarının bir özelliği var: Böyle bir topluluğa topyekûn gidecekleri bir hedef gösterildiği zaman ve buna inandıkları zaman o insan topluluğu, toplumlar, olağanüstü işler beceriyorlar. Bizim tarihimiz de bunlarla doludur. Oralara doğru herkes yürürse, o millet çok büyük işler başarıyor.
Ama böyle insanların kendileri dışında bir ülküleri ve topyekûn inandıkları ve oraya doğru gitmek istedikleri bir hedefleri olmadığı zaman aynı insan topluluğu, tek tek her ferdi sadece kendi çıkarı peşinde koşan, darmadağın, birbiriyle uğraşan, üniversitesiyse üniversitesinde sadece birbiriyle fesatlık, dedikodu, fitnecilik yapan, başka hiçbir şeye merakı olmayan, insan kalabalığından ibaret bir hale geliyor.
Bunun böyle olacağı adeta bir tabiat kanunu.
Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu: Hedefsiz plan olmaz. Plan için araştırma gerekli. Araştırma için de ciddi bir eğitim düzeni. İktisadın başını yeni teknolojiler çekiyor. Teknolojiyi bilimsel buluş ve gelişmeler beslemekte. Gene araştırma, gene eğitim.
Mustafa Kemal Atatürk gibi bir dehanın ordunun içinden gelip bir ulusu, bir milleti adeta baştan inşa ettiğini anlatan muazzam bir kitaptı. Kitap, döneminin siyasi ve politik pek çok sorununu aktardığı gibi Atatürk'ün her türlü problemle ve her türlü sorunla büyük bir ustalıkla nasıl başa çıktığını da bize gösteriyor. Bir Ulus inşa etmek için tüm planlarını, sırlarını herkesten gizleyerek pek çok insanın saldırısını üzerine çekmesine rağmen attığı her adımda milletin büyük bir saygısını ve sevgisini kazandığını bu kitapta görmeniz mümkün.
Kitap bitince ülkemizin "GERÇEK ANLAMDA BABASI"'nı kaybettiğini görebiliyoruz.
Saygı ve Özlemle...