“ Bugün pansuman edilen, sağaltılan yara, geçmişte çekilen acıyı niye yok etmiyor sizce? Çünkü her zaman dilimine, bir parçamızı koyarak ilerliyoruz. Bir parçamız burada iyileşse bile, başka bir parçamız orada kanamaya devam ediyor. ”
“ Çocukken annem bahçe kapısının kenarına sırtını yaslar, ellerini göğsünde birleştirir ve uzaktan görünen babamın ağır adımlarını, kamburlaşmış sırtını, yakalarını kaldırdığı paltosunu, elindeki küçük ilaç çantasını, kısacası ona dair her detayı eve yaklaşana kadar bize anlatır, onu anlamamızı ona saygı duymamızı öğütlerdi. Bu adamın getirdiği lokmalarda helalden başka bir şey yok, der ve babamı yere göğe sığdıramazdı. Onu rahat ettirmek için elinden geleni yapardı. ”