M

M
@Ysolmir
Bir protesto yürüyüşüydüm, tek başıma.
“Becerikliyim,” demekte Price. “Yaratıcıyım, gencim, engel tanımıyorum, motivasyonum yüksek, nitelikliyim. Kısacası, şunu demek istiyorum, toplum beni kesinlikle gözden çıkaramaz. Ben bir kıy-me-tim.”
Reklam
Tam olarak delilik sayılmaz bu halim, ama delirenler herhalde kendilerine acı veren şeye teslim oluyordur, ruhundaki sarsıntılardan yavaş yavaş zevk almayı öğreniyordur – hissettiklerim de buna pek uzak sayılmaz doğrusu. Hissetmek – ne renktir acaba?
Prens, işte bu yüzden hiç saltanat süremedi. Saçma sapan bir cümle bu. Ne var ki saçma cümleler, insanda hüngür hüngür ağlama isteği uyandırabilirmiş meğer.
Dipsiz bir bunalımdayım bugün – hepsi bu.
Judy Garland New York Filarmonik'de şarkı söylediğinde Bukowski ağladı, Sherley Temple "I Got Animal Crackers'in My Soup"u söylediğinde Bukowski ağladı; Bukowski ucuz pansiyon odalarında ağladı, Bukowski giyinmeyi bilmez, Bukowski konuşmayı bilmez, Bukowski kadınlardan korkar, Bukowski'nin midesi zayıf, Bukowski'nin fobileri var ve sözlüklerden, rahibelerden, bozuk paradan, otobüslerden, kiliselerden, park banklarından, örümceklerden, sineklerden, bitten ve ucubelerden nefret eder; Bukowski savaşa gitmedi. Bukowski yaşlı, Bukowski 45 yıldır bir kez bile uçurtma uçurmadı; Bukowski goril olsaydı kabileden kovulurdu... Dostum ruhumun etini kemiklerimden ayırmakta o kadar kararlı ki kendi varoluşunu unutmuş gibi. "Ama Bukowski çok temiz kusar, yere işediğini hiç görmedim." Herşeye rağmen kendime göre bir çekiciliğim var, görüyor musunuz?
Reklam