Politik ve dinsel propagandanın etkileyiciliği öğretilen doktinlere değil, kullanılan yöntemlere dayanır. Doktrinler doğru ya da yanlış, yararlı veya zararlı olabilir – bu ya hiç fark etmez ya da
pek az fark eder. Eğer aşılama, sinirsel tükenişin doğru aşamasında
doğru biçimde yapılırsa, așı tutar. Elverişli koşullarda, neredeyse
herkes neredeyse her şeye çevrilebilir.
Elli yıl önce, daha ben bir çocukken, eski
kötü günler bitmiş, zulüm ve kıyım, kölelik ve dinden sapanlara yönelik işkence geçmişte kalmış gibi görünüyordu açıkça. Silindir şapka takan, trenle seyahat eden ve her sabah banyo yapan insanlar arasında bu korkular söz konusu bile degildi artık. Ne de olsa
yirminci yüzylda yaşıyorduk. Birkaç yıl sonra, bu her gün banyo yapan ve kiliseye silindir şapkayla giden insanlar, cahil Afrikalı ve
Asyalların hayal bile edemeyecekleri ölçüde vahşet işlediler. Yakın
tarihin isığında, bu tür bir şeyin bir daha olamayacağını varsaymak aptallık olur. Tekrar olabilir ve kuşkusuz olacaktır.
"Gerçi bazen kötü felsefi sistemlerin , anlamsız ve insanlık dışı eylemleri haklılaştırmak için kullanılarak , dolaylı biçimde zarar verdikleri oluyor. Düzenleme İsteğinin gerçekten tehlikeli olduğu alan, toplumsal alan , politika ve ekonominin dünyasıdır."