Elli yıl önce, daha ben bir çocukken, eski
kötü günler bitmiş, zulüm ve kıyım, kölelik ve dinden sapanlara yönelik işkence geçmişte kalmış gibi görünüyordu açıkça. Silindir şapka takan, trenle seyahat eden ve her sabah banyo yapan insanlar arasında bu korkular söz konusu bile degildi artık. Ne de olsa
yirminci yüzylda yaşıyorduk. Birkaç yıl sonra, bu her gün banyo yapan ve kiliseye silindir şapkayla giden insanlar, cahil Afrikalı ve
Asyalların hayal bile edemeyecekleri ölçüde vahşet işlediler. Yakın
tarihin isığında, bu tür bir şeyin bir daha olamayacağını varsaymak aptallık olur. Tekrar olabilir ve kuşkusuz olacaktır.
"Gerçi bazen kötü felsefi sistemlerin , anlamsız ve insanlık dışı eylemleri haklılaştırmak için kullanılarak , dolaylı biçimde zarar verdikleri oluyor. Düzenleme İsteğinin gerçekten tehlikeli olduğu alan, toplumsal alan , politika ve ekonominin dünyasıdır."
Bu kitabı spekülatif tarih anlatılarına olan ilgimden okuyorum. Collins' te Göbekli Tepenin yapım aşmasını Nefilim denen meleklere dayandırıyor. Kendisi ilk okuldan beri meleklere ilgiliymiş.Bu nedenle göbekli tepenin arkasında yer alan gizemleri tamamen mitolojik ve dini hikayere dayandırıp, kendi hikayesini yazmış. Fakat dünya tarihi bizim onu içinde görmek istediğimiz hikayelerden ,mucizelerlen ve meleklerden ibaret değil. Tüm bu uygarlıkların oluşumu insan emeği ile olan birikimlerdir.