Tümden şaşkınlık olacak vardığımda yeryüzüne.
Toprak, soytarı üyelerine karşın kucaklayacak bedenimi.
Şekilsizliğim su bakışıyla
sınırlanacak zengin bir örgüde.
Kaygı uçuk bir renkte duraklayacak, dolaysız güneş sakınımı silecek, oyuklarıma gizlerini dizerken.
Can çekişirken belitler konutlar çöplüklerde, ayak dibinde,
Geçmiş süngülenirken sonsuz havuzunda özün, eşsiz bir hayatı devinecek
Endişeden kaçan küçük bulut Maviden kopup düştüğü yerde.
Çok mu aceleciyim, çok mu basitim? Bilmiyorum. Bazen kendimi tanıyamıyorum, ya da beni ben yapan tohumları nasıl ölçeceğimi ve adlandıracağımı ve sayabileceğimi bilemiyorum.