Yunus emre Pektaş

Yunus emre Pektaş
@Yunusevski
Bu acı hayatın ödülü ölümden başka ne olabilir ki
Bozkırların sessizliğini dinliyorum Devedikeni, kekik, aslan kuyruğu dağlarda Nasipsiz bir çoban, katır sırtında Hâbesinde yufka belki iki baş soğan Evdeki bebeleri gelmesini bekliyor mu Kuru sıcak bir hava, ölümü bekleyen umutlar Buranın insanları bozkırla yoğrulmuş Sükun olmuş diller, ketum bakışla Meraka, kıpırdanışa uzak Yabancı gözlere asık surat Bu topraklar beni de büyüttü nasıl unuturum Belki sineme çekmedim tozunu, kıracını Almadı belki benizim ayazını, karını Bozkırın sessizliğindeyim, Gözlerim pınar, ellerim titrer. Kazınır benim adımda bu taşlardan birine Ben kabul etmedim bozkır seni Sen eder misin yine de
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kaşan şehrindenim Fena sayılmaz halim, Bir lokma ekmeğim var, biraz aklım, iğne ucu kadar da zevkim. Annem var, ağaç yaprağından daha güzel, Dostlar, akan sudan daha iyi
Ben bir elmayla hoşnutum, Ve bir papatyanın kokusundan. Ben bir ayna, bir saf bağlılıkla yetiniyorum. Bir balon patlasa, gülmüyorum, Bir felsefe ay'ı ikiye bölerse, gülmüyorum. Ben bıldırcın tüylerinin sesini tanıyorum, Toy kuşunun karnındaki renkleri, dağ keçisinin ayak izlerini. Nerde ravent yetişir, iyi biliyorum. Sığırcık ne zaman gelir, keklik ne zaman öter, şahin ne zaman ölür, Çölün uykusunda ay nedir, Tutku sapındaki ölüm. Ve sevişmenin ağızda bıraktığı ahududu lezzeti
Bir at arabasının tekerleği, atın durmasına hasret, At, arabacının uykusuna hasret, Arabacı ölüme hasret