Kitabı ikinci kez okuyorum. İlk okuduğum yıllarda bu ülkede gülen insanlar daha çoktu. Şimdi iş büyük birader sanki aramızda gibi bir durum var. Kitap aslında bir distopya gibi gözükse bile yakın gelecekte olabilecek unsurları barındırıyor. Düşüncenin, ideallerin, zevklerin tekelleştiği bir düzen. Ölmek için bile şansının olmadığı bir düzen. Yazar kapitalizm sonrası oluşacak düzeni tasvirliyor aslında. Bilginin ve bilimin değiştirildiği, tarihin yok edildiği, inançların da olmadığı bir düzen. Asıl konu ise bu düzenin oluşması değil. Bu düzenin farkında olup kabullenilmesi. Yani kitap olacakların en kötüsünü bu şekilde izah ediyor. Bozuk düzen değil mesele bu düzeni kabil etme hatta benimseme