Korkmuyorum artık solmaktan
Solmaktan ve solgunluktan
Gelmişim nerelerden böyle
Kurumuş bir dere yatağı gibi
Ya da pek kurumamış da
Baygın, hasta ya da cançekişen
Çırparaktan yüzgeçlerimi dip sularında
Ya da yer tahtaları, muşamba, örtük perdelerin kasvetini
Yorgun düşerek taşımaktan
Ve ne çıkar ayırmasam kendimi
Suların büyük içkilere kavuştuğu koylardan..
Film, kederiyle artık başa çıkamayan kadının sevdiği kocasıyla buluşmak üzere intihara teşebbüs etmesiyle son bulur. Siyasi açıdan film umut kırıcı, hatta hüsran uyandırıcı olabilir, ama insani boyuttan bakılınca, kadının ve adamnın Kieslowski'nin 'içinde bulunduğumuzdan biraz daha hallice' dediği bir dünyada yeniden birleştiği sonuyla, aşkınlaşmış bağlılık öykülerinden biridir.