Murat Dai'nin Sesiyle Gelen kitabından alıntılar:
Dar bir avludan bir karaltı çıktı, adımlarında asi ruhlara özgü bir boş vermişlik, yanıma geldi, benden kendisine âşık olmamı istedi.
Sen, ama… döndün dolaştın kendi karanlık çağını eşeledin, sonra oraya sahipsiz, hasta bir köpek gibi kıvrılıp yattın.
(Dünya Bir Koridor Issızlığında, adlı hikayeden)
Kaldığı küçük oda, girişin çaprazındaydı hemen. O önde ben arkada geniş antreyi geçtik. Kullanılmayan diğer üç odanın köşelerine Antep harbinden kaldığı sanılan döküntüler yığılmıştı. Eşyaların üzerine serili keten örtülerdeki toz ve yıpranmışlık, mezardan çıkarılmış kefenleri akla getiriyordu. Bunların hiçbiri, kapıdan girince soldaki oda kadar ilgimi çekmezdi: Oda ilkin soğukluğu ile ürperti verirdi. Kapısı, içerideki birinin şeytani göz kırpışlarını görebilecek kadar aralıktı.
Burası, düşünceleri dinlemeye izin verdiğinden zaman ilmeği boynu sıkmıyor. Belirdikten sonra asla kaybolmayan düşünceler havada hayaletler gibi süzülüyor.
“Cepheleri sıvasız evler arasında uzayan ve uzadıkça karanlığın içinde kaybolan yola baktım. Bu fısıltılı ürperişin içinde, sanki evren de bir yılan gibi oraya doğru akarak varlığını yitiriyordu.”
Sırları koruyan egzotik bir kapının davetkârca aralanmasını düşündüren kolu usulca kalktı, tehlike sezdiren bir ağır başlılıkla gideceğim yönü gösterdi. Bende yola devam ettim.
Başım yerde yürürken yaralı asfalt üzerinde su gibi akmışım. Düşüncelerim, dalıp gittiğim yerlerde kalmış. Onları hatırlamıyorum. Kafam, bulutsuz gök duruluğunda. Derin dalmış olmalıyım. Zaman kendini hissettirmedi.
“Odanın içinde ikinci bir oda gizliydi.”
“Dozunu aşmayan yalnızlık işlenebildiği ölçüde üretkenliği besler.” Murat Dai
Beni en çok etkileyen öyküsü "Dünya Bir Koridor Issızlığında" olan. Sevgi ve bağlılığın