Yusuf Atalay

Yusuf Atalay
@Yusuf04a
Teodise
Edirne
Mersin, 15 Haziran 2001
4 okur puanı
Mayıs 2026 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Leibniz - Teodise Kitap, Tanrı’nın iyiliği, insanın özgür iradesi ve kötülüğün kökeni üzerine bir savunma metni. Leibniz, Tanrı’nın sonsuz iyi, sonsuz bilge ve sonsuz güçlü olduğunu kabul ederek şu tezi savunuyor: Bu dünya, olası dünyaların en iyisidir. Tanrı, yaratabileceği sonsuz sayıda dünya arasından en mükemmel olanını seçmiştir. Kötülükler bu en iyi dünyada bile zorunlu olarak vardır, ama genel düzeni bozmaz, aksine daha büyük iyiliklere hizmet eder. Leibniz kötülüğü üç gruba ayırır: Metafizik kötülük**: Yaratılmış varlıkların Tanrı kadar mükemmel olamaması (sınırlılık). Fiziksel kötülük**: Acılar, hastalıklar, felaketler. Ahlaki kötülük**: Günah ve kötü eylemler (bunlar insanın özgür iradesinden kaynaklanır). Özgür irade olmadan gerçek ahlak ve erdem olamayacağı için Tanrı, kötülük ihtimalini de kabul etmiştir. Her şey “önceden kurulmuş uyum” içinde en iyi şekilde düzenlenmiştir. Kötülük problemi, Tanrı’nın adaletine karşı bir kanıt değil; aksine her şeyin daha büyük bir planda en iyi işlediğini gösterir.
TheodiceeGottfried Leibniz · Biblos Yayınları · 2016115 okunma
Reklam
TAHTEREVALLİ *Bertolt Brecht* İyice görüyorum artık düzeni. Orada, bir avuç insan oturuyor yukarıda, aşağıda da bir çok kişi. Ve bağırıyor yukardakiler aşağıya: “Çıkın buraya gelin ki, hepimiz olalım yukarıda.” Ama iyice gözlediğinde görüyorsun, neyin saklı olduğunu yukardakilerle, aşağıdakiler arasında. Bir yol gibi gözüküyor ilk bakışta. Yol değil ama. Bir tahta bu. Ve şimdi görüyorsun açıkça; Bu bir tahterevalli tahtası. Bütün düzen bir tahterevalli aslında. İki ucu birbirine bağımlı. Yukardakiler durabiliyorlar orada, sırf ötekiler durduğundan aşağıda. Ve ancak; aşağıdakiler, aşağıda oturduğu sürece kalabilirler orada. Yukarıda olamazlar çünkü, ötekiler yerlerini bırakıp çıksalar yukarı.
Şiir
İsmail Beşikçi’nin “İşlevsizleşen Yasaklar” kitabı (tam adı İşlevsizleşen Yasaklar - Düşünce Yasakları, Dolandırıcılık Yasakları) 1994’te çıkmış, hâlâ çok çarpıcı bir eser. Beşikçi burada düşünce yasaklarıyla dolandırıcılık gibi suçlar arasındaki inanılmaz orantısızlığı, çelişkiyi ve devletin düşünceyi kontrol etme refleksini çok net masaya yatırıyor. Ana fikri: Düşünce açıklamak ağır bir suçken, gerçek dolandırıcılıkların nasıl daha farklı ele alındığını, resmi ideolojinin korunması için hukukun nasıl araçsallaştırıldığını kendi mahkeme süreçleri, iddianameler ve belgelerle anlatıyor. “Yasaklar işlevsizleşiyor” tezini de çok güzel işliyor; yani bu yasaklar zamanla toplumsal gelişmeyi engellese de devlet hâlâ inatla tutuyor. Beşikçi’nin klasik tarzı burada da hâkim: Soğukkanlı, belgeli, duygusal patlama olmadan ama satır araları çok vurucu. Özellikle düşünce özgürlüğü ile devlet-ideoloji ilişkisini sorgulayanlar için çok değerli. Aradan 30 yıl geçmiş olmasına rağmen Türkiye’de hâlâ benzer tartışmaların dönmesi kitabı güncel kılıyor. Güçlü yanları: - Mahkeme tutanakları ve gerçek davalarla desteklenmesi, - Karşılaştırmalı yaklaşımı (düşünce suçu vs. dolandırıcılık), - Kısa ve akıcı olması (
Aramızda sadece bir Ben var Benı yok etki sadece sen kalasın Bir tek sen kalacaksın hepimiz gıdınce
Allah ve kötülük problemi
Kötülük Problemi Nedir? Klasik formülasyonu Epikuros’a kadar dayanıyor, ama asıl felsefi ağırlığını David Hume ve daha sonra Alvin Plantinga, J.L. Mackie gibi filozoflarla kazandı. Basitçe şöyle özetlenir: 1. Tanrı her şeye kadirdir (omnipotent). 2. Tanrı her şeyi bilir (omniscient). 3. Tanrı tamamen iyidir (omnibenevolent). 4. Yine de dünyada kötülük vardır. Bu dört önerme bir arada çelişkili görünür. Eğer Tanrı kötülüğü engelleyebiliyorsa ve engellemek istiyorsa, neden engellemiyor? Engellemek istemiyorsa tamamen iyi değil demektir. Engellemiyorsa güçsüz demektir. Bu soru özellikle doğal kötülükler (deprem, kanser, sel) ve ahlaki kötülükler (savaş, işkence, zulüm) için çok zorlayıcıdır. Teistik Cevaplar İnananlar bu soruya çeşitli teodiseler (kötülüğü savunma) geliştirmiştir. En önemlileri şunlardır: Özgür İrade Savunması En güçlü ve en yaygın kabul görenidir. Tanrı gerçek sevgi, gerçek ahlak ve gerçek iyiliğin ancak özgür seçimle anlam kazanacağını bildiği için insana özgür irade vermiştir. Robot gibi programlanmış olsaydık ne iyilik ne de aşk olurdu. Kötülük, insan iradesinin kötüye kullanılmasının sonucudur. Tanrı sürekli müdahale etseydi özgürlüğümüz ortadan kalkardı. Doğal kötülüklere karşı ise “doğal yasaların tutarlılığı” argümanı getirilir. Evrenin kuralları tutarlı ve öngörülebilir olmasaydı ne bilim olurdu ne de düzenli bir hayat. Acılar, bu kuralların kaçınılmaz yan etkileridir. Ruh Yapımı Teodisesi (Soul-Making) John Hick’in geliştirdiği bu yaklaşıma göre dünya bir “ruhsal jimnastik salonu”dur. Acılar, kayıplar, zorluklar bizi olgunlaştırır, empati kazandırır, karakter geliştirir. Her şeyin mükemmel olduğu bir dünyada cesaret, sabır, fedakârlık gibi erdemler anlamsız kalırdı. Kötülük, ruhlarımızın büyümesi için bir araçtır. **Gizemci ve
Reklam