"Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir, olgun insanın özelliği ise bir dava uğruna gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir."
Kahramanımız Holden Caulfield'ın okuldan atılmasıyla başlayan kitap tam anlamıyla döneminin genç kuşağa yönelik olarak ele alınmış. Kitapta kullanılan günlük konuşma dili ve argo kelimeler (hatta bazen küfürler) nedeniyle bazı okuyucuların hiç hoşuna gitmeyen bir kitap olarak da gözümüze çarpıyor. Kahramanımız Holden ergen, yalancı, vurdumduymaz ve bir o kadar da söylenen birisi. Kitap boyunca hemen hemen gördüğü herkesten bir şekilde nefret etmeyi ve yalan söylemeyi başarabiliyor. Hatta bu konuda okuyucuya yalan söyleyebilecek kadar bile ileri gidebiliyor. Bütün bunların yanında Holden küçük kız kardeşine yoğun bir sevgi duyan "gizli duygusal" diyebileceğimiz yapıda bir kişiliğe sahip. Tek isteği başını alıp bu dünyadan gitmek olan Holden'a göre dünyanın bütün kurumları sahte ve yalan.
Salinger bu kitabında 1950'lerin Amerikası'nı her yönden ele almayı başarabilmiş aynı zamanda adeta bütün dünyaya karşı kendi manifestosunu sunmuş. Kitabın dilinde kullanılan argo çoğu zaman okurken yorulmama sebep olsa da bittiğinde vedalaşması zor kitaplardan biri oldu benim için. Her yaştan insanın mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyor ve şiddetle tavsiye ediyorum.