Jack Finney’nin 1955 yılında kaleme aldığı, sinemada defalarca karşımıza çıkan ama İthaki Yayınları (Karanlık Kitaplık) ve Beyza Güngör çevirisiyle dilimize hakkıyla kazandırılan bu zamansız klasik, bilimkurgu ve gerilimin en saf hâlini sunuyor.
Uzaydan gelen tohumların, insanlar uyurken onların tıpatıp aynısı olan duygusuz kopyalarını üretmesi ve insanlığın yerini sessizce alması... İlk bakışta dönemin klasik bir "uzaylı istilası" gibi görünse de hikaye aslında çok daha derin ve tekinsiz bir korkuyu kaşıyor: Yabancılaşma ve tek tipleşme.
En yakınınızdaki insanın, yüz çizgilerinden ses tonuna kadar her şeyiyle aynı kalırken, aslında "o" olmadığını hissetmek... Kitap, McCarthy döneminin o boğucu konformizmini, toplumun bireyselliği yok edip herkesi aynılaştırma çabasını muazzam bir psikolojik gerilimle anlatıyor. Üstelik bunu canavarlarla veya patlamalarla değil, tamamen soğuk, sessiz ve sinsi bir atmosferle yapıyor.
Bugünün dünyasından bakınca hikaye daha da ürkütücü geliyor. Sosyal medyanın, modern hayatın ve sistemin bizi tek tip düşünmeye, aynı tepkileri vermeye zorladığı bu çağda; acaba hangimiz gerçekten kendimiziz, hangimiz birer "koza"yız?
Korku ve bilimkurgu severlerin mutlaka kütüphanesinde bulunması gereken, sinema tarihini kökten etkilemiş çok güçlü bir eser.
Puanım: 8.5/10
#BedenKemiricilerinİstilası #JackFinney #İthakiYayınları #KaranlıkKitaplık #Bilimkurgu #Korku #NeOkudum #Kitapİncelemesi