Bremgarten Köşkünde
Kim dikmişti bir zamanlar bu yaşlı kestaneleri, Kim içmişti taş çeşmeden, Kim dans etmişti süslü salonda?
Göçüp gittiler, unutuldular.
Bugün biz varız güneşin altında Bize söyler şarkılarını tatlı kuşlar:
Biziz oturan sofrada bir arada, mumlarla, Ebedi Bugüne sunmak için kutsal içkiyi.
Ve biz de göçüp unutulduğumuzda, Söyleyecek yine ulu ağaçlarda Şarkısını karatavuk, şarkısını rüzgâr, Ve aşağıdaki nehir köpürecek kayalarda.
Ve salonda, akşam çığlıklarında Tavus kuşlarının, oturacak başkaları.
Söyleşecek, güzelliğe övgüler düzecek, Gelip geçecek flamalı gemiler, Ve Ebedi Bugün neşeyle gülecek.