İnsanların tabiat ve konumları farklı farklı olduğu için her birine söylenecek sözün,sergilenecek davranışın ona göre olması gayet tabiîdir.Bu sebeple tebliğcinin,insanların rûhi yapısını,istîdat ve karakterini çok iyi tahlil edebilecek bilgi,kültür ve hissiyât derinliğine sâhip olması zarûrîdir.
İçinde yaşadığın zamanın usûl ve erkânını,konuşma tarzını iyi bir şekilde öğren.İnsanların tabiat ve temâyüllerini nazar-ı îtibara alarak zamana ve zemîne uygun bir şekilde konuş.
Akıl henüz insana hükmederken aşkta yücelmenin yolları kapalı durur.Çünkü akıl insana dünya ilgilerini,sevgili dışındaki varlıklarla ilişkileri ve onları önemsemeyi telkin eder.Oysa âşık,sevgiliden başka en ufak bir şeyi önemsediği zaman gerçek aşka eremez...
Şu dağılgan yüreğimi, şu köpüklere imrenen
Yüreğimi bir gün yollara atarsam
Bir gün bir nehir yataklarına dolarsam, korkarım
Suyumun çoğu senden yana akacak
Bütün sözcüklere adını ekleyeceğim
Güldeniz, Gülekmek, Gülyağmur, Gülsarap
Gülaşk, Gülsiir, Gülahmet, Gülerhan
Ey gül yaşamım, yitip giden düşlerim!