Şimdi bir bilim-kurgu vâri yöntem olsa ve zihnindeki bütün bilgileri şöyle kağıda dökmeye kalksak, belki senin bile haberin olmayan tonlarca bilgiden milyonlarca sayfanın dolduğunu görebilirdin. Ama bu mâlumatın, yani zihnine kaydedilmiş verilerin sana tek başlarına hiçbir faydaları yok; bunları bir şekilde işlemen gerekiyor.
Unutma: Zihninin içinde yaşıyorsun ve bu dünyayı genişletmenin en kestirme yolu ; başka zihinlerin dünyalarında istifade etmek, o zihinlerin gördüklerini fark ederek kendi dünyanı çeşitlendirmektir.
Dikkati sürekli "dışarıda" olanın, içeride olan bitenlere hızla yabancılaşması kaçınılmazdır. Bir süre sonra artık içeride, zihinde, ruhta, hatta bedende olan bitenlerin farkındalığı kaybolmaya başlar.
Şişkinlikten patlatacak bir yemeği yemeyi "zevk", kafayı bulandıran bir sıvıyı içmeyi “keyif",
zihnimizi hazır dizi senaryolarına esir etmeyi "dinlence", kendimizi kaybedercesine zamanı ve benliğimizi unutmayı "eğlence",
vicdanımızı kanatan haksız kazanımları “başarı" diye nitelemeye bile başlayabiliriz.
Ayırt edememenin, farkında olamamanın bedelleri çok ağır olabilir.
Farkındalık için en önemli gereklilik, öncelikle uyaran sayısı-
Yeni Dünyanın Cesur insanı, ancak ve ancak bu döngülerin dışına çıkabilecek, kendi gündemini oluşturup onu takip edebilecek ve bu şekilde sistemin olumsuzluklarını olumlu fırsatlara çevirebilecek kişi olacak. Aksi takdirde sistemi programlayan mantık ve felsefe, içine hapsettiklerini kendisine dönüştürmeye ve sindirmeye, insanları bir şekilde sistemin çarkları haline getirmeye amansız şekilde devam edecek.