Halk (dış görünüş/sûret) ve hulk (ahlak kelimeleri beraberce kullanılan ibarelerdir. Mesela: "Falan kişinin halkı da hulku da güzeldir." denir. Yani dışı da, iç de güzeldir. Burada "Halk" lafzından murat edilen zâhiri sûretidir (şeklidir). "Huluk" kelimesinden murat ise onun bâtıni sûretidir. Çünkü insan gözleri ile görebilen bir bedenden ve basîretle idrak edebilen ruhtan teşekkül eder.
Akçabardaklara sevdalıydım, karın altından uzatıp başlarını, her türlü kıyım ihtimaline karşı, boyunlarını dik tutabilmeleri vardı ya... Bir yanda ezilip yok olma, fakat bir kısmı da büyümeye devam ediyor.
-Dava tek hepimizin. Yalnız şimdi devir değişti;kılıca, tüfeğe yapışmakla bitmez iş. Benim zamanımda ya yaşayacağım, ya öleceğim derdik... Şehitler arkalarında binleri sürüklerlerdi. Şimdi ise devir değişiktir uşaam; ölüler değil, akıllıca yaşayanlar, arkalarında binleri sürüklemede...
-Devir değişiktir ya, düşman aynıdır. -Düşman aynıdır, silâhları değişiktir. Onun için şimdi senin düşüncen ya yaşayacağım, ya öleceğim değil. Yaşayacağım,mücadele edeceğim ve yeneceğim; olmalı.Mücadelenin türlüsü var, herkes yapabileceğini yapmalı, illâ yapmalı.