Uçurum, ilk bakışta tarihsel arka planı güçlü bir politik roman gibi görünüyor ama özünde insan psikolojisinin derinliklerine inen bir karakter çözümlemesini de beraberinde sunuyor bence. Romanın en
Zaten güncel hayat koşturmaları ve sıkıcı gündemler arasında yorulmuşken son zamanlarda çok istesem de çok fazla kitap okuyamıyorum. Böyle olunca kalemine inandığım ve daha önce okuduğum yazarların kitaplarını daha kolay tercih ediyorum galiba.
Serhat Kaya son yılların sevdiğim romancılarından. Yazarın son romanı Bekleme odası hakkında çok sevdiğim bir başka yazar Zülfü Livaneli'nin söyledikleri de etkiledi ve Bekleme Odası'nı alıp okumaya başladım. Yorgun zihnime çok iyi geldi diyebilirim çünkü gözümün önünde kayıp giden film sahneleri gibi bir eser olmuş. Yaşadığı yeri hep terk etmek isteyen ama gideceği yerde mutlu mu yoksa daha mı mutsuz olurum düşüncesiyle uzun zamanlar olduğu yerde kalmaya devam eden birçok insanın gerçek hikayesini Oliver Nathan adlı bir karakterin sırtına yüklemiş ve sürükleyici bir akışla taşıtmış yazar. Kitap Nathan ve Fernando Cenavi'nin karşılaştıkları ilk andan itibaren aralarındaki "muhabbetleri hiç bitmesin, devam etsin" dedirtiyor ve sona gelince hem şaşırtıyor hem de iyi hissettiriyor. Son yıllarda çok az şeyin bana kendimi iyi hissettirebildiğini bildiğim için bir kitap sayesinde olan bu iyi hissediş bana çok iyi geldi. Zamanınız varsa bence yıl bitmeden okuyun ve yeni yıla, peşinden yeni kitaplara açık bir zihin ve rahatlamış bir ruhla huzur içinde başlayın derim.
Azınlıkta Kaldık bittikten sonra sinema salonundan çıkmış gibi hissettim, sayfaları okumadım izledim diyebilirim, yazarın okurun zamanına saygı duyduğu çok belli, daha önce Umursam isimli kitabını okumuş çok beğenmiştim, bu kitabı deneme türünde yer alıyor fakat bence yine kendi için öğretici çok anlatım var ve tadında bir kişisel gelişim katkısı da yapıyor kitap, öneriyorum.