Birini küçüklüğünden beri tanırsanız, onun hakkında olumlu veya olumsuz bir bakış açısı geliştiremezsiniz. Geliştirebileceğiniz yegane şey, onu olduğu gibi kabul etmeye yönelik kendiliğinden bir anlayış kolaylığıdır.
Dün gece çinli'ye yıllar önce okuduğu bir kitaptan söz etmişti. Kitapta, dünyayı ziyaret eden uzaylılar, birkaç saatlik gözlemden sonra, memleketlerine burada yaşayanların çalışkan, çok iyi örgütlenmiş yaratıklar ve dahi sanatçılar olduklarını rapor ediyorlardı. Oysa araçlarıyla çölün ortasına düşmüşler, tek bir insanla karşılaşmamışlardı. Sözünü ettikleri çalışkan yaratıklar, karıncalardı. Mükemmel sanat yapıtlarıysa kobalt kristelleriydi.
"Hayatı tanımlamak o kadar kolay değil" demişti çinli "nereden baktığına ve ne gördüğüne bağlı... Uygar karıncaların yuvalarında ölülerini yediklerini, kobalt kristallerinin binlerce yıllık çürümenin eseri olduğunu uzaktan bakarak kimse göremez...