Melek

Melek
@Zamane_okur
Menzile bakmaksızın daima yolda... Yaşamak umurunda...
Bu sabah dışarıyı izlerken apartmanda oturan yaşlı amcanın yavaş yavaş yürüyerek gittiğini gördüm. Hiç acelesi yoktu. Bir yere yetişmeye çalışmadan, öylece telaşsız bir yürüyüş… Adımlar ağır, kalp sakin, zihin yavaş… Bir an gençliğini düşündüm. Gençken aynı yolu nasıl yürürdü? Şundan eminim: geçim derdi, eve, işe, çocuklarına, hayata yetme telaşıyla hızlı hızlı adımlar; koşturmacalar, telaşlı haller, hızla atan kalp, her şeyi düşünen karmaşık bir zihin, yetmeyen zamanlar… Halbuki şimdi zamanı bükmüş gibi; sanki zaman durma noktasında. Beden yavaşladıkça zamanda durmakta, zamanla bir işi yok çünkü… İşte zamanın göreceliği bu olsa… bence yani... Peki hangisi kıymetli..? Koşturduğum, hiç bir zaman yetiremediğim, gençlikte telaşla akıp giden zaman mı? Şu yaşlı amcanın ağır adımlarında bükülmüş, erimiş, yok hükmüne geçmiş zaman mı? Her şey hemen olsun, bitsin, geçsin, gitsin istiyoruz ya çoğu zaman… Geçip giden zaman mı? O telaşla yapılan, görülen işler mi? Biz miyiz? Bugün o yavaş yavaş atılan adımlarda kalmak istedim. Anda, telaşsız, sakin bir kalple kalmak.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Serinin son kitabına başladım. Yeşil Peri Gecesi beni okurken değil, düşündürürken yordu. Olaylar ve karakterler içimde ağır bir tortu bıraktı. Bir an “Dünya gerçekten kötü bir yer” dedim. Sonra fark ettim: Dünyaya çamur atmak kolay, asıl çamur olan biziz. Hatta çamur demek bile çamura hakaret artık. İyilik varken, neden kötülüğü seçiyoruz? Neden bile isteye karanlığa yürüyoruz? Bu kitap bana şunu hissettirdi: Kötülük istisna değil, alışkanlık. Vicdan ise ertelenen bir yük. İnsan, kendini korumak için her şeyi kirletmeye hazır. Şimdi Osman’a bakıyorum. Kendini temize çıkarabilecek mi? Yoksa herkes gibi kendi yalanının içinde mi boğulacak? Bakalım. Başlıyorum.
O VAR!!! Berat kandilimiz mübarek olsun...
Her defa haberi taze bir müjde Her defasında geç gafletten vecde. Ne sen varsın ne ben ne yâr ne kimse Bütün sevdiklerin elden gittiyse, O var! Kalacak kim var ki dost tomarında? Sana daha yakın şah damarından. Arama, bir ilaç yok eczanede! Gayede, sebepte ve bahanede; O var! Sevdiğini ebed boyu tutan dinç; Ölümsüzlük şevki, ilahi sevinç; Yıkılmaz dayanak, kırılmaz destek; Tekten de tek, bir tek, tek başına tek; O var!  
Japon güllerini görünce böyle bir resim çizmek istedim...
Yüzümde tatlı bi tebessüm, ümitle bakıyorum ufka. içimde çiçekler açtıryorum onca kuraklığa, yok oluşa rağmen. Dört elle sarildığim hayatımı, yuvamı inşaa ediyorum. içimde rengarenk bir gurur, her türlü kibirden uzak. Uçurtma mı o, yüreğimi göğe kaldıran şey?
Çok güzel çiçek açardık da yanlış topraklara gömüldük..
İnsana ve Hayata Dair