Bir insanın sıcaklığına duyulan özlemi inkar etmekten yorulurdu. Yüreğinin muhteşem mahallesi bile kar etmezdi artık. Herşey acılaşırdı. Üşürdü, titrerdi, bir insanın
sıcaklığı… bir insanın sıcaklığı…
Bir insan doğum ve ölüm denen iki büyük yalnızlık arasında hiç yalnız
kalmamışlardan değilse, içinde bir türlü ses olup dağılamayan bir çığlığı taşımışsa, bir anı ya da bir hayal için hayatını yakalayabilir. Böyle bir insan yüreğinde kurduğu bir mahallede, herkesten gizli, uğrunda hayatını yaktığı şeyle yaşayabilir.