Beni bu öldürücü yabancılıktan, yabancılığın yalnızlığından, korkularımdan, gençliğimin güzel anılarından, terkedilmişliğimden, biri tarafından çok sevilmişliğimden kurtarın! Beni yakamı bırakmayan bu allahın cezası hüznümden kurtarın!(s.7)
Saklı, Ayfer Tunç'un ilk öykü kitabı,ilk yazdıkları. Kitap, İçerisinde kitabın da adının geldiği "Saklı" öyküsü olmak üzere toplam 9 öykü'den oluşuyor. Öykülerde tematik olarak bir bütünlük var, her öyküsünde işlediği tema birbirleriyle benzerlik gösteriyor. Öykülerde işlediği genel tema "herhangi bir şekilde sevgiden yoksun kalan insanların çekmiş olduğu yalnızlık ve bunun sonucunda sevgiye duyulan özlem. Her öyküde "SEVGİSİZLİK VE HÜZÜN" hakim. "YALNIZLIK", "ÖLÜM" "TERKEDİLME" gibi temalar da çoğu öyküde görülüyor.
Yalnızlıklar var öyküler de, hüzünler var, özlemler var, ve ölüm var.
Her bir öyküde farklı bir insan profili sunuyor Ayfer Tunç, "Saklı'" da sevildiği insan tarafından hiçbir zaman sevilmemiş, toplum tarafından da gülünç bulunan, kapı kapı dolaşıp aşkını anlatan bir kadın Süslü yenge'yi, "Ah süslü yenge, ah! O ilk sevgiliyi bu kadar çok sevecek ne vardı?"(s.12)
"İhtilaller Neye Benzer" adlı öykü de, Beyazıt kulesinde şehrin ışıkçısı olan annesini ve sevdiği kadını kaybetmiş, yalnız ve yabancı bir adamı, "Önemsizlik" de Madam Ester adlı bir kadına uzun zamandır aşık olan, yaşlı bir ressam Nesim'i, "Mozart'ın Son Zartı" çocukluğundan itibaren hiçbir zaman sevilmemiş, "Yalanlarım da olmasa yapayalnız kalırdım" diyen yalnız bir kadın Şebnem'i, "Silentium"'da bir ada'da karşılıksız bir aşka umudunu açan, bir garip seramik ustası Cafer'i, "Yüreğin Mahallesi" öyküsün de ise yalnızlığın karşısında aşkla savaşan bir kadın Asude'yi görüyoruz. Her birinin öyküsü farklı ama çektikleri acı hep aynı;