·
Okunma
·
Beğeni
·
899
Gösterim
Adı:
Saklı
Baskı tarihi:
1989
Sayfa sayısı:
93
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750717871
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınevi
Okurlarımızı Ayfer Tunç’un yeni öykü kitabıyla buluşturuyoruz. Ayfer Tunç, bu güne kadar yazdığı Taş-Kağıt-Makas, Aziz Bey Hadisesi gibi öykü kitaplarıyla, öykücülüğümüzde önemli bir yer edindi. Son dönem öykücülüğümüzde kendine özgü öykü örgüsü ve sıcak anlatımıyla, kişilerin iç dünyalarını çizmede gösterdiği başarıyla kendi yolunu çizdi. İnce, duyarlı anlatımıyla unutulmaz öyküler yazdı.

Ayfer Tunç’un yeni öyküleri, kendine özgü melankolik atmosferiyle dikkat çekiyor. Terk edilmiş odalardan kendi trajik hikâyesini yazacak bir yazarla karşılaştığını düşünen yalnız kadınlara, uzakta bir başına ölmüş kardeşlerden aşk acılarının türlü hallerine kadar, bu öyküler kendi dünyamızın bambaşka yönlerini hatırlatıyor bize. 

Daha önce Ayfer Tunç’un ilk romanı Kapak Kızı’nın gözden geçirilmiş basımını yapmıştık... Ardından Taş-Kağıt Makas ve Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek okurla buluşmuştu. Evvelotel, yine değişik okuma önerileriyle çıkıyor okurun karşısına. Bu kitap, Ayfer Tunç’un yapıtı içerisinde yepyeni bir doruk. Gerek çok katmanlı yapısıyla, gerek öykücülüğümüze getirdiği açılımlarla, gerekse yapıtın gerçekte tamamlanmamış bir süreç olduğunu hatırlatışıyla Evvelotel, çok konuşulmaya aday bir kitap.
93 syf.
·3 günde
Beni bu öldürücü yabancılıktan, yabancılığın yalnızlığından, korkularımdan, gençliğimin güzel anılarından, terkedilmişliğimden, biri tarafından çok sevilmişliğimden kurtarın! Beni yakamı bırakmayan bu allahın cezası hüznümden kurtarın!(s.7)

Saklı, Ayfer Tunç'un ilk öykü kitabı,ilk yazdıkları. Kitap, İçerisinde kitabın da adının geldiği "Saklı" öyküsü olmak üzere toplam 9 öykü'den oluşuyor. Öykülerde tematik olarak bir bütünlük var, her öyküsünde işlediği tema birbirleriyle benzerlik gösteriyor. Öykülerde işlediği genel tema "herhangi bir şekilde sevgiden yoksun kalan insanların çekmiş olduğu yalnızlık ve bunun sonucunda sevgiye duyulan özlem. Her öyküde "SEVGİSİZLİK VE HÜZÜN" hakim. "YALNIZLIK", "ÖLÜM" "TERKEDİLME" gibi temalar da çoğu öyküde görülüyor.

Yalnızlıklar var öyküler de, hüzünler var, özlemler var, ve ölüm var.

Her bir öyküde farklı bir insan profili sunuyor Ayfer Tunç, "Saklı'" da sevildiği insan tarafından hiçbir zaman sevilmemiş, toplum tarafından da gülünç bulunan, kapı kapı dolaşıp aşkını anlatan bir kadın Süslü yenge'yi, "Ah süslü yenge, ah! O ilk sevgiliyi bu kadar çok sevecek ne vardı?"(s.12)
"İhtilaller Neye Benzer" adlı öykü de, Beyazıt kulesinde şehrin ışıkçısı olan annesini ve sevdiği kadını kaybetmiş, yalnız ve yabancı bir adamı, "Önemsizlik" de Madam Ester adlı bir kadına uzun zamandır aşık olan, yaşlı bir ressam Nesim'i, "Mozart'ın Son Zartı" çocukluğundan itibaren hiçbir zaman sevilmemiş, "Yalanlarım da olmasa yapayalnız kalırdım" diyen yalnız bir kadın Şebnem'i, "Silentium"'da bir ada'da karşılıksız bir aşka umudunu açan, bir garip seramik ustası Cafer'i, "Yüreğin Mahallesi" öyküsün de ise yalnızlığın karşısında aşkla savaşan bir kadın Asude'yi görüyoruz. Her birinin öyküsü farklı ama çektikleri acı hep aynı; "sevilmemek".

Öyküler de kullanılan dil sade ve öyküler olabildiğince akıcı ilerliyor, herhangi bir şekilde yormuyor, Şiirsel bir anlatımında bazı yerlerde kullanıldığı öyküler de, yer yer kullandığı uzun cümleler ve zengin kelime öbekleri ile okuyucu ve karakter arasında hissiyat bağlantısı oluşuyor, Ayfer Tunç.
Kitabın, edebi değer olarak yeterince doyurucu olduğunu düşünüyorum , ayrıca Ayfer Tunç'un öykücülüğünü anlamanız için de ideal başlangıç kitabı olabileceği kanaatindeyim.

Keyifli okumalar, Sevgiyle öykülenmeniz dileğiyle...
93 syf.
·5 günde
.
Saklı ile bir ‘‘merhaba’’ dedim Ayfer Tunç’a.

Hayatımda ilk defa bir öyküyü okurken boğazım düğümlendi, gözlerim doldu. İki sayfa daha uzun tutsa, kitabı kapatıp ağlardım sanırım. Ah Süslü Yenge ah, sen mahalledeki kapıları bir bir çalmaya giderken gizli saklı peşinden gelen o küçük çocuk bendim!

Sağlam bir ‘‘merhaba’’ oldu bu sevgili Ayfer Tunç, görünen o ki bir süre daha eteğinden ayrılamayacağım.

Yayımlanan ilk kitabı Saklı ile 1989 Yunus Nadi Öykü Birincilik Ödülü almış birinden bahsediyorum. Kitaptaki öykülerin her biri tek başına alırmış zaten bu ödülü, Ayfer Tunç dokuzunu birleştirip altın vuruş yapmış.

Dokuz öyküden oluşmuş, dokuzuna da ayrı bir keder kondurulmuş müthiş bir kitap Saklı. İçinde öyle benzetmeler var ki, nakış gibi. Umarım böylesi güzel benzetmelerin tümünü bu kitapta sergilememiştir, umarım diğer kitaplarında da bunlar gibi nicesi vardır.

Saklı ile gireyim esas meseleye. Kitabın ilk öyküsü, aynı zamanda isim öyküsü. Bir Süslü Yenge var burda, yaşadığı şehrin yabancısı, tüm evlerin davetsiz misafiri. Bir de kocası var, Zembilli Göçmen . Süslü Yenge’yi çok seven, içinde sönmeyen bir umutla bir gün Süslü Yenge tarafından sevileceğini düşünen Zembilli Göçmen. Süslü Yenge’nin uzaklara dalan gözlerinde soranlara hikayesini hep başka türlü anlattığı ama aslını ancak kendi bildiği o unutulmayan sevgili, yanı başında ise onu gözlerindeki sevgili ile birlikte seven Zembilli Göçmen.

İhtilaller Neye Benzer, kitabın sayılı erkek karakterlerinden biri olan Beyazıt ışıkcısının öyküsü. Ömrünü bir ihtilalin neye benzediğini düşünmekle bir de İstanbul’un üç kulesinden biri olan Beyazıt Kulesi’nin ışıklarını yakmakla geçiren Beyazıt ışıkçısı.

Yaşadığımız Yerler bir çocuğun hikayesi, hülyalı, rüyalı bir çocuğun. Annesinde hep bir kırgınlık sezen, hep baştan savılan bir çocuğun. Onun çocukluk anıları, bir de Kamber’den dinlediği masalları anımsaması anlatılıyor bu öyküde.

Önemsizlik bir kadının hikayesi, üç aylık evliyken dul kalmış bir kadının, Madam Esterea Delareyna’nın. Bir de onun resmini çizen Nesim var bu hikayede, Esterea’ya aşık, kendini ressam sanan, iki ayda bir tuval yenileyip hiçbir resmi tamamlayamayan, Esterea’da karşılığını bulamadığı aşkı yeni yetme kızlarda arayan bir adam.

Ay Bakıyor ise bir annenin hikayesi, oğlunu arayan bir annenin. Oğlunun öldüğüne inanmayan, geleceğini düşünüp odasını hep hazır tutan, gelip geçen trenlerde oğluna bakan bir annenin hikayesi. Ve tabi oğlunun da...

Mozartın Son Zartı ismi en ilginç olan, öyküsü ise en güzel olanlardan. Bu öykünün bir Şebnem’i var, yaşamak istediklerini yaşamış gibi anlatan, yalan söylemesine rağmen sırf bu yüzden yalancı sayılmayan. Çok sevdim ben bu Şebnem’i. Bundan sonra klasik müziği senin için seveceğim Şebnem...

Su, Güneydoğu Anadolu’da bir İstanbullu ailenin hikayesi, suyun çevrelediği bir şehirde doğup susuz topraklarda su aramanın derdine düşmüş bir babanın hikâyesi, evladının gözünden...

Silentieum ise önce bir ada’nın sonra bir adam’ın hikâyesi. Yazın şenlenip kışın ıssızlaşan bir adanın ve o adanın yaz kış sâkini bir adamın, Caferin hikâyesi. Önce o adadan kaçıp gitme sevdasına tutuldu Cafer sonra bu sevdayı da unutturacak bir kadının sevdasına. Kadın önce "Gözlerin hep böyle mahzun mu bakar Cafer?" dedi sonra tanımadı hüzünlü gözleri ile yanı başında dikilen Cafer'i.

Yüreğin Mahallesi ise yine başka bir kadının hikâyesi... ‘’Sevdigi adam hatırlı bir misafir gibi geçmişti hayatından’’ Asude'nin. Sonra da bambaşka bir kadın olmuştu Asude. Görenin gözlerindeki hüzne vurulduğu, zırh gibi bir yalnızlık kuşanmış, bakışları derin ve düşünceli. Öyle bir kadının hikâyesi işte.

Ayfer Tunç bu kitapta üç ayrı kadın ile üç ayrı yerde vurdu beni. İlki başlarken, ikincisi kitabın ortalarına doğru, üçünsü de kitabın son öyküsünde. Her bir öyküde hüzün ağacının ayrı bir dalına oturdum, her karakteri ayrı bir sevdim.

Dağlamadık ciğer bırakmasa da iyi ki okumuşum dedim.

Bir de, Saklı demişken, şunu şöyle bırakayım https://youtu.be/8-Uf-GDfX2s

Süslü Yenge de nedense Kırmızılı Kadın'ı anımsattı. Onu da bırakayım https://youtu.be/sMTWOuSP-No
93 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Yazara ait okuduğum ilk kitaptı, "Saklı" romanı... Eğer yazarla ilk kez tanışıyorsanız, daha doğrusu yazara dair ilk kitapsa okuduğunuz, doğru kitaptan başlamanın okuyucu için büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. Çünkü o kitabını beğenmediğimiz takdirde, yazarın diğer kitaplarına karşı önyargılı davranarak belkide diğer romanlarındaki bir çok güzellikleri ıskalama durumuyla karşı karşıya kalıyoruz. Neyseki, "Ayfer Tunç" konusunda böyle bir talihsizlik yaşamadım ben. Kitap; aşkını gizleyerek sevdasını kendi içinde yaşayan insanlardan, oğlunun yokluğuna alışamayan, ölümünü kabullenemeyen anneye kadar bir çok yürek burkan, çeşitli kısa öykülerden oluşuyor.
Haklısınız siz sessizliğe dayanamazsınız. Yalnızlıklar bile hiç değilse müzikli olmalı değil mi?
Ayfer Tunç
Sayfa 84 - Cem Yayınevi
“Unutmak bir yalanlamadır, en yalnız zamanlarımda kendime bir bir anlattığım. Aslında hiçbirini unutmadım, sakladım.”
Yok işte artık öyle güzel saatler, arkadaşlıklarımız, hatta gençliğimiz, çocuksuluğumuz...
Ayfer Tunç
Sayfa 64 - Cem Yayınevi
Okumak yücelmedir anne, derdi yaşanacakların ilerisine gitmek yücelmedir.
Ayfer Tunç
Sayfa 51 - Cem Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Saklı
Baskı tarihi:
1989
Sayfa sayısı:
93
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750717871
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınevi
Okurlarımızı Ayfer Tunç’un yeni öykü kitabıyla buluşturuyoruz. Ayfer Tunç, bu güne kadar yazdığı Taş-Kağıt-Makas, Aziz Bey Hadisesi gibi öykü kitaplarıyla, öykücülüğümüzde önemli bir yer edindi. Son dönem öykücülüğümüzde kendine özgü öykü örgüsü ve sıcak anlatımıyla, kişilerin iç dünyalarını çizmede gösterdiği başarıyla kendi yolunu çizdi. İnce, duyarlı anlatımıyla unutulmaz öyküler yazdı.

Ayfer Tunç’un yeni öyküleri, kendine özgü melankolik atmosferiyle dikkat çekiyor. Terk edilmiş odalardan kendi trajik hikâyesini yazacak bir yazarla karşılaştığını düşünen yalnız kadınlara, uzakta bir başına ölmüş kardeşlerden aşk acılarının türlü hallerine kadar, bu öyküler kendi dünyamızın bambaşka yönlerini hatırlatıyor bize. 

Daha önce Ayfer Tunç’un ilk romanı Kapak Kızı’nın gözden geçirilmiş basımını yapmıştık... Ardından Taş-Kağıt Makas ve Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek okurla buluşmuştu. Evvelotel, yine değişik okuma önerileriyle çıkıyor okurun karşısına. Bu kitap, Ayfer Tunç’un yapıtı içerisinde yepyeni bir doruk. Gerek çok katmanlı yapısıyla, gerek öykücülüğümüze getirdiği açılımlarla, gerekse yapıtın gerçekte tamamlanmamış bir süreç olduğunu hatırlatışıyla Evvelotel, çok konuşulmaya aday bir kitap.

Kitabı okuyanlar 23 okur

  • Esas Adam
  • Cansu
  • NecmettiN
  • gülümserv
  • Rahime
  • Türkçe öğretmeni
  • Sinan
  • Ali Can
  • BAHAR
  • Güneş Duygu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%42.9 (3)
8
%57.1 (4)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0