Kadınsız Erkekler, Haruki Murakami'nin yedi öyküsünden oluşan bir kitap. Bu kitabı okumamdaki en büyük etken ise, ilk hikâyesi olan "Drive My Car" hikâyesi. Ryūsuke Hamaguchi'nin yönetmenliğinde çekilen aynı isimli film, 2021 yılında dikkatleri üzerine çekmişti.
Genel olarak hikâyelerde yüzleşmeler söz konusu. Kadın, hikâyelerde genel olarak aldatan konumda yer alıyor ve erkek ise, pasif durumda olan, hiçbir tepki göstermeyen ama bir yandan da bu gibi durumlarda merak da eden, merakını da gösteren bir konumda yer alıyor. Kimi zaman hikâyelerde baş karakter olan erkek, aldatan kadının aldattığı kişi oluyor. Kitap boyunca cinsellik de erkek kadın ilişkileri özelinde yer alıyor. Hatta cinsellik, kitap boyunca açık bir anlatımla kendisini gösteriyor.
Kitapta en iyi öykü, filme de dönüşen "Drive My Car" öyküsü olduğunu söyleyebilirim. Onun dışında "Yesterday", "Bağımsız Organ" ve "Kino" öyküleri de kitabın bir diğer iyi öyküleri. "Âşık Samsa", Kafka'nın farklı versiyonu olarak bence kitabın en kötü öyküsü ve diğer öykülere göre daha anlatım olarak bağımsız kalan bir öykü.
Sonuç olarak yedi öyküden oluşan "Kadınsız Erkekler" kitabı, Haruki Murakami'nin okumaya değer bir kitabı. Cümleleriyle düşündüren, içine çeken (bütün hikâyeleri olmasa da) ve merak ettiren bir yapıda.
Ama tüm bunların hepsi yok olup gitti. Geriye kalan eski bir silginin bölünmüş yarısı, uzaklardan duyulan denizcilerin hüzünlü şarkıları. Fıskiyede, başını göğe çevirip yalnızlığa boynuzunu kaldırmış tekboynuz.
Bir kadını yitirmek, böyle bir şey işte. Ve bir zaman geliyor, bir kadını yitirmek, tüm kadınları yitirmek anlamına geliyor. Bizler böyle kadınsız erkeklere dönüşüyoruz.
Sen açık renkli Acem halısısın, yalnızlık ise çıkmayan Bordeaux şarabının lekesi. Yalnızlığın Fransa'dan taşınmış, yaranın acısı Ortadoğu'dan gelmiştir. Kadınsız erkekler için, dünya çok geniş, keskin ve ağır bir karışımdır, tıpkı ayın arka yüzü gibi.
Hangi durum olursa olsun, sen bir şekilde kadınsız erkeklerden biri olursun. Göz açıp kapayıncaya dek. Bir kez kadınsız erkeklerden biri olunca, o yalnızlığın rengi tüm tenine derinden işler.