(spoiler yiyebilirsiniz!)
Vadideki Zambak, hepimizin bildiği büyük bir klasik ama dürüst olalım, okuması gerçekten ciddi bir sabır istiyor. Balzac'ın o bitmek bilmeyen betimlemeleri yüzünden
"Canım Kitap, Canım Yazar..."
İncelememe tam olarak bu cümleyle başlamak istiyorum çünkü Aylin Balboa'nın Bu Hikaye Senden Uzun Osman adlı eseri okuduğum en içten ve en tatlı metinlerden biriydi. Kitap o kadar akıcı ki, elinize aldığınız gibi su olup akıyor. Üstelik sayfa aralarına serpiştirilmiş o hoş çizimler okuma deneyimini görsel olarak da destekleyip hikâyenin samimiyetini zirveye taşıyor. Tek kelimeyle bayıldımmm
Kitabın beni en çok etkileyen yanı sanki kendi yaşamımdan alıntılar yapılmış gibi hissettirmesiydi. Çoğu sayfada durup "Evet, tam olarak ben de böyle hissetmiştim" diyerek kendimi buldum İnsan hayatında hiç istemediği, yüzleşmekten kaçtığı kötü bir şey yaşadığında –mesela sarsıcı bir ayrılık gibi– sonrasında hayata devam etmeye, ayakta kalmaya o kadar büyük bir çabayla odaklanıyor ki... Aylin Balboa işte tam da bu çabayı, o tanıdık ve sivri kalemiyle muazzam anlatmış.
Yazarın da hissettirdiği gibi insan bu sancılı toparlanma sürecinde aslında farkında olmadan kendini geliştiriyor ve en önemlisi de kendini sevmeyi öğreniyor. Tabi yola devam etmeye çalışırken bazı zamanlar insanın kelimenin tam anlamıyla "kafayı yediği" anlar da oluyor ama neyse işin o kısmı da iyileşmenin şanından diyelim.
Kendi içinizde koptuğunuz yerleri onarmaya çalışırken size yalnız olmadığınızı hissettirecek, sizinle karşılıklı kahve içip dertleşiyormuş gibi hissettiren bir yoldaş arıyorsanız bu kitabı kesinlikle okumalısınız.