Bu kitabı anlatacak tek bir kelime söyle dense (kim böyle bir şey der ki?) o kelime “gri” olurdu. Kitapda da söylüyor “Renk griydi; koku ve sesler de rengin çağrışımlarına bürünmüştü ve insanda griye benzer bir intiba bırakıyordu.” Beyaz bir hayat değil, siyah da denemez. Bazen mutluluklar yaşıyor ama gölgeli, bazen de acılar yaşıyor ama tatlı bir yanı var. Maud Martha’nın sadece bir sahnede renklendiğini düşündüm öleceğini sanarken yanıldığını öğrendiğinde. Çok kısa sürdü ama sadece tek bir an insanların ona gülümseyeceği kadar renkliydi. Roman siyahi bir kadının hayatta kendini konumlandırmaya çalışmasını hayatından küçük parçalarla anlatıyor. Kısa, öz ve net. Mesajım bu demiş ve vermiş. Sanırım yazarın tek bir romanının olması ve aslında şair olması bunda büyük etken. Şiir mantığıyla yazmış, uzun uzun açıklamadan kilit cümlelerde derdini anlatmış. Ben sevdim. Okunur.