Maud Martha’yı okurken beklentim oldukça yüksekti ama roman beni tatmin etmedi. Bölümlerin kopuk ve kısa ilerlemesi olay örgüsünü zayıflatıyor, bu yüzden hikâyeye bağlanmak güçleşiyor. Karakterin iç dünyası yüzeysel kaldığı için Maud Martha ile duygusal bir bağ kuramadım. Brooks’un dili şiirsel olsa da bu üslup zamanla monotonlaşıyor ve anlatımı ağırlaştırıyor.
Irkçılık ve sınıfsal meseleler gibi önemli temalara yer verilmiş olsa da derinlikli bir şekilde işlenmediği için okurda güçlü bir etki bırakmıyor.
Edebiyat tarihinde yazarın tek romanı olması açısından ilginç bir eser olsa da, okuma keyfi açısından beklentilerimin altında kaldı.
Maud MarthaGwendolyn Brooks · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023242 okunma
l Şiirleri ile Pulitzer Ödülü’ne değer görülen yazarın tek romanıdır. Irkçılık, yoksulluk, savaş ve evliliğin yarattığı hayal kırıklıkları arasında kendi yolunu bulmaya çalışan Maud Martha mutsuzluk yerine küçük anların tadını çıkararak mutlu olmayı tercih eder. Bilgelikle, mizahla ve neşeyle bütün mücadelelerden güçlü çıkan bir kadının sıradan yaşamının sıra dışı hikayesidir Maud Martha.
l Maud Martha 1920'lerden 1940'lara uzanan bir süreçte bir kadının çocukluğunu, gençliğini, evlilik hayatını anlatıyor. Kısa kısa bölümlerden oluşan eserde şiirsel bir üslup hakim. Maud Martha sadece teninin rengi nedeniyle değil, kadın olduğu için, "güzel olmadığı" için de ayrımcılığa maruz kalıyor. Yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen, kızgınlıkla bilenmek yerine iyi kalmayı tercih eden güzel bir kadının hikayesi.
l Gwendolyn Brooks yaşamından da izler taşıyan kısa ancak derin bir roman yazmış, cümlelerinin her biri bir şairin kaleminden döküldüklerinin ispatı. Tek olumsuz eleştirim ise yazarın ırkçılık gibi sert bir konuyu bu denli yumuşak geçişlerle işlemesi. Herkese bol kitaplı günler ve iyi okumalar.
Alıntılar:
- Sevilip değer görmek yüreğinin biricik dileğiydi. (S.1)
- Yanında tüm bedeninizin şarkı söylediği erkekle evlenmelisiniz. (S.35)
- Fakat kök çürümüşse yaprağı budamak neye yarardı ki? (S.59)
- İnsanların yaslanabilecekleri bir şeyleri olmalı. (S.67)
- İnsan hemen her durumda eninde sonunda gülünecek bir şey bulabilirdi. Son tahlilde insanların delirmesine engel olan şey de buydu işte. (S.110)
Harika bir kitap okudum, Maud Martha’nın hikayesi sizi de etkileyecek ve zaman zaman da sizi hüzünlendirecek. Mutlaka alıp, okuyun. Bir solukta okunacak eserlerden.
Maud MarthaGwendolyn Brooks · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023242 okunma
Kitap dilimize yeni kazandırıldı. Sanırım bu yüzden, sitede ilk okuyan kişi olmuşum ben de. Okuyacaklara fikir vermesi açısından bu incelemeyi önemli görüyorum.
Gwendolyn Brooks 1950 yılında Pulitzer şiir ödülünü kazanmış bir şair esasen. Bu kitap da onun ilk ve tek romanı. Romanın ana kahramanı Maud Martha adında siyahi bir kız. Bu kızın yaşadığı ırkçılık olayları ve ırkçılığa karşı hassasiyeti romanın nereseyse tamamını oluşturuyor. Ten rengi biraz daha açık olanlar arasında bile eşitsizlik yaşandığı bir dönemi yaşıyor Amerika. Bize, Türk okura bu tarz siyahi ırkçılığı kitapları tuhaf gelebiliyor. Bizim ülkemizde bu tür ırkçılıktan eser yok cidden. Hatta bu yüzden insanlara rahatlıkla zenci deriz biz. Kimseyi aşağılamak değildir niyetimiz ama işin aslı öyle değil.
Adamlar aşırı hassas bu konuda. Gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine bütün siyahiler zamanında öyle bir muamele görmüşler ki, bunu edebiyat, başkaldırı, her şey haline getirmişler. Bana soracak olursanız Maud Martha'nın yaşadığı büyük bir ırksal ayrım bile yok. Sürekli insanların gözünün içine bakarak onların kendisini ötekileştirdiğini düşünüyor.
Kitap çok sürükleyici değil. Hatta sıkıcı bile diyebilirim. Bu Modern Klasikler dizisinde böyle ortalama kitap çok ama yine de okumak isteyenler bir göz atsa fena olmaz.
Bu eser Maud Martha'nın çocukluktan yetişkinliğe ilerleyişinin serüveni.
Küçük bir kızken gördüğü ayrımcılığın, hayallerinin ve bunlara rağmen kalbinin kolay tatmin oluşunun, elindekinin kıymetini bilişinin öyküsü.
O da herkes gibi hayat karşısında beklentiye kapıldı, hayaller kurdu, şartlarının düzelmesi için çabaladı..
Ama bunlar elindekilerden keyif almasına asla engel olamadı.
Doğrusu başlarda sıkıcı bulmuştum. Kolay okunabilen bir kitap olmasına rağmen elimde süründü. Sadece yarıda bırakamadığım için devam edebildim.
Sonlara doğru Maud Martha'nın hissettiklerinin, yaşadıklarının duygu toparlaması yapıldı adeta.
Alıntılar etkileyici ve kaliteli bir hal aldı.
Her şey yaşandı bitti üstüne konuşuldu sanki sonlara doğru.
Okuduğum için mutluyum.
Düşündürücü, sıradan bir serüven.
Çoğu zaman sıradanlıktan büyük dersler çıkarılır.
Kitabı ilk elime aldığımda fazlasıyla ilgimi çekmişti. Yazarın dili, kitabın çevirisi olsun, gayet başarılı bulmuştum. Nedense belli bir süre sonra kitabın akmadığını hissettim ve elime dahi alasım gelmedi kitabı, zar zor bitirdim. Kitabın herkese göre olduğunu düşünmüyorum ama bana göre olmasını da çok isterdim.En azından bir gün kendisinin şiirlerini de okursam fikrimin değişeceğini düşünüyorum..
Maud MarthaGwendolyn Brooks · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023242 okunma
Dertlerini zarif ve şiirsel bir dille anlatan, gündelik hayat üzerinden kesitlerle ilerleyen, 1920'lerden 1940'lara uzanan ırkçılık, toplumsal eşitsizlik, yoksulluk, toplumdaki güzellik algısı, evlilik, savaş gibi konuları Maud Martha adlı kızın çocukluğundan itibaren onun olgunlaşması sürecinde işleyen bir novella.Yalın bir kitap, üslubu farklı. Bir taraftan Maud Martha'nın hayatını zamanda sıçrayışlarla aktarırken diğer taraftan bazı toplumsal ve politik olaylara şöyle bir dokunup geçiyor kitap.Özellille ırkçılık konusunda söyleyecek çok sözü var ama şöyle bir değinip geçmiş sanki. Özellikle o yıllarda yaşanan baskı, savaş daha derinden verilebilirdi bence.Yazar neşeli, mizahi bir dille dönemin tarajedisini nazikçe işlemiş. Güzel bir kitap, içten bir üslup. Ayrıca evlilik konusunda da oldukça düşündürücü çizdiği tablo.Sevdim ben.
Maud MarthaGwendolyn Brooks · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023242 okunma
Amerikan edebiyatının 1950’lerine konuk oluyoruz. Kitabımızın ana karakteri isminden de anlaşıldığı gibi Maud Martha adında siyahi bir kadın. Karakterimizin hayatı, yaşadıkları, olgunlaşma süreci ve gündelik hayatından kesitleri okumak oldukça güzeldi. Kitabın çok fazla derinliği olmasa da ırkçılığa uğrayan ve evlilikle birlikte kırılan hayallerini ön plana çıkarmış yazarımız. Kısa bölümlerden oluşuyor ama bir o kadar da keyifle okunası kitaplardan.
“Ağaçlara baktı, çimenlere baktı, yoldan geçenlerin yüzlerine baktı. Şu ana dek ilginç bir hayatı olmuştu; hiç fena bir hayat değildi; hâlâ da hiç fena değildi. Fakat artık gerçekten hazırdı. Madem ki vakit gelmişti, hazırdı Maud Martha.”
#okudumbitti
Pulitzer Ödülüne değer görülmüş yazar. Daha doğrusu şair, roman olarak sadece bu kitabı yazmış. Anlatımı çok düz. Olay falan bir şey yok. Şiirsel anlatımı var ama kitaptaki hiçbir duygu bana geçmedi. Maud'un çocukluğundan yetişkinlik evresine kadar süren hayatını okuyoruz ama konu o kadar çok ordan oraya atlıyor ki kız ne zaman evlendi, ne zaman hamile kaldı doğurdu etti takip etmek oldukça güç. Konusu aslında güzel de yazar bunu isleyememiş. Irkçılık, savaş, yoksulluk ve evlilik konularını işlemeye çalışmış ama olmamış, sevmedim hiç.
Maud MarthaGwendolyn Brooks · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023242 okunma
1950 yılında Pulitzer Ödülü'ne layık görülen ve bu ödülü kazanan ilk siyahi olan şair Gwendolyn Brooks 'un tek romanı Maud Martha yazarla tanışma kitabım oldu. Kendisinin siyahi olmasından kaynaklı belki de bilmiyorum kitabı da siyahi bir kadının olgunlaşma sürecine değiniyordu. Konu güzel olmasına rağmen yazarın kullandığı şiirsel dil bana hitap etmedi. Karakterin evliliği, doğumu vesaire hep parça parça anlatılmıştı. Birbiriyle bağlantılı olay örgüsü yoktu. Bu da sevdiğim bir üslup değil maalesef.
Ama karakter Maud Martha'nın siyahi olmasının getirdiği zorlukları güçlü bir kadın profiliyle karşılamasını, olaylara pozitif yaklaşımını, dik duruşunu sevdim. Kendini güzel bulmazken bile yine de bakış açısını iyileştirebilmesini sevdim.Daha güzel bir kalemle yazılsaydı belki beğenebilirdim. Herkese önerebileceğim kitaplar arasında değil. Ama ırk, sınıfsal farklılıklar gibi konuları sevenler şans verebilirler. Şimdiden keyifli okumalar...
Gwendolyn Elizabeth Brooks Amerikalı şair, yazar ve öğretmendi. Çalışmaları genellikle kendi toplumundaki sıradan insanların kişisel kutlamaları ve mücadeleleriyle ilgiliydi. 1 Mayıs 1950'de Annie Allen'la Pulitzer Şiir Ödülü'nü kazandı ve Pulitzer Ödülü alan ilk Afrikalı Amerikalı oldu.