Sonuçta Sezgin kim, ben babası tarafından terk edilmiş bir kız çocuğuydum, vazgeçişlerin en beteriyle lanetlenmiştim. Kim daha çok incitebilir, hangi erkek daha çok üzebilirdi beni? Tabii nedense annem bunu hiç bilmedi; gururu ve kalbi o kadar incinmişti ki, babamın gidişine bu yanından bakmak aklına gelmedi. Asıl haksızlığa uğrayan, asıl terk edilen, asıl vazgeçilen, asıl sevilmeyen kendisiymiş gibi davrandı hep. Oysa değildi. O, evini bırakan bir kocayı hatırlıyordu, bense elimi bırakan bir babayı. Hep annem ağladı ama asıl terk edilen bendim.
Bir yerde kapalı kalmak kötü ama orada unutulduğunu düşünmek cehenneme benziyor. Cehennemi görmedim hiç, yine de unutulmakla bir ilgisi olduğundan eminim.
Birden dünya çok büyük gelmişti. Başkasının elbisesi gibi üstümden sarkmıştı hayatım. Artık onu giymek istememiştim. Ölmek istemiştim. Hayır, ölmek istediğim doğru değil. Sadece artık olmamak istemiştim.