Dün neler yaptıklarını sorsanız, hiç şaşırmadan iki sözcükle anlatıverirler. Bana sorulsa apışıp kalırdım. Vaktimi nasıl geçirdiğim, uzun zamandan beri kimsenin umurunda değil. İnsan yalnız yaşayınca bir şey anlatmanın bile ne olduğunu unutuyor; dostlarla birlikte, inanılabilir şeyler de ortadan kayboluyor. Olaylar da öyle. İnsan onlara da aldırmaz oluyor: Bir bakıyorsunuz konuşan insanlar çıkıyor ortaya, bir bakıyorsunuz çekip gidiyorlar.
Bir insanın durumları iyi idare etme ve iyi kararlar alma kapasitesinin gerçekte koşullara ve belirli bir durumun bağlamına göre değişebildiğini açıklamaya devam etti. İnsan olarak kendimizi iyi idare etme kapasitemiz sürekli sabit değildir.
Çoğunlukla otomatik pilota geçerek disipline ettiğimizde, bir olaya karşı çocuğumuzun o anda ihtiyaç duyduğu şeye değil de kendi ruh halimize göre yanıt veririz. Çocuklarımızın yalnızca çocuk olduklarını ve gelişimsel kapasitelerinin ötesinde davranmalarını beklediğimizi kolayca unuturuz.