Bugün gelen iki mektup sanki kısa, neşeli ve hazırlıksız bir anda yazılmış mektuplar gibi, bir orman, yakınlarında esen rüzgar gibi, Viyana’dan bir manzara gibi. Seninle olmak ne güzel Milena.
Seyehat etmek, her an doğup ölmek gibidir. Belki de yolcu bu değişen ufuklarla insan yaşamı arasında bir yakınlaşma yapıyordu. Hayatta birçok şey bizden kaçmaktadır. Gölgeler aydınlığı kovalar. İnsan bakar, koşar durmak ister, el uzatır fakat geçenleri yakalayamaz. Her olay bir yol kavşağı gibidir.
Bir daha özgür olamayacaktı, tarlalarda yürüyüşe çıkamayacak, mayıs ayında kuşların ötüşlerini duymayacaktı, küçük çocuklara sadaka veremeyecek, üzerine dikilen minnet dolu bakışları göremeyecekti.