Edanur Alp

Edanur Alp
38 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
KOKU (spoiler içerir)
*Koku en eski duyudur denir, en ilkel canlılar önce kokuyu algıladılar. Hayatta kalmak için elzemdir, ancak tek başına karar verici olabilmesi hele de bir katile tavır konusunda, insani değil de hayvani değil midir? İnsanın akıllı bir hayvan olduğunu söyleriz, öyleyse insan yalnız koku ile bu derece manipüle olabilir mi? Anlaşılan yazar insanın pek de rasyonel olmadığı kabulüne de sahip. *Kitapta hoşlanmadığım şey Grenoulle bir şeyi yaparken bir şeye direnirken bir şey için didinirken neden öyle yaptığını onu orada neyin tuttuğunu bilmeyişimiz. Önce amaçlar sonra eylemler olur ya, bu kitapta önce eylemler var ve o eylemler neticesinde bir şekilde Grenoulle'in amaçladığı şeyler doğuyor. Bu kitabın bir eksiği değil kasıtlı bir sunuş ise Grenoulle'in kokusunu bilmediği gibi ne istediğini de bilmeyen nehirde bir yaprak gibi sürüklenen biri olduğunu söyleyebiliriz. *Kitapta bazı tekrarlar bulunuyor. Grenoulle önce kendi varlık çığlığı ile annesinin ölümüne neden oluyor, tabakhaneden ayrıldığında ustası karlı alışveriş yaptığını sanırken ölüyor, parfüm ustası Baldini yüzlerce formül ve şöhret kazandıktan sonra iç rahatlığı ile Grenoulle'i uğurlamasının ardından dramatik bir şekilde ölüyor, yer gazı kuramcı adam yine Grenoulle sayesinde şöhret kazanıp onun ardından ölüyor, son olarak kalfa olarak çalıştığı Grasse'deki dükkanda gidişinin ardından baş kalfa idam ediliyor. Bu dramatik tekrarlar dikkatimi çekti. Koku
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·264 syf.··
2024 2. kitabı
Yazarın Grenoulle'i anlatırken insan değil de bazen insanımsı bir şey bazen bir hayvanmış gibi söz etmesi boşuna değil. Grenoulle ağzı eli kulağı ile bir insandı elbette, ama içinde "insani" duyguların birçoğu yoktu. Mutlu olmak, bir şey için üzülmek, acımak, merhamet duymak, en önemlisi de sevmek ve sevilmek. Repertuarında bu duygular olmayan insan, ancak insanımsı bir şey olabilirdi evet. Yoktu bu duyguları çünkü hiç deneyimlememişti, hiç o daha bir bebek, bir çocukken bağ kurmamıştı kimse onunla. Ölmeyecek kadar bakılmıştı o kadar. Yine de o insan tarafı ile bir şeylere tutku duyup peşinden gidiyordu, hiçbir duyusu gelişmemişti, öylece nesnelerden bile yayılabilen kokudan başka, onu hayatta tutabilen bu duyusuydu, öldüren de. Yine bu insansı yan ile toplum içinde yaşaması gerekiyordu. Ancak toplum onu görmüyordu. Grenoulle nefret ediyordu onlardan, insan kokusu olmayan yerler ne rahatlatıcıydı onun için. Ta ki o da insan gibi kokmayı başarıp insanlar hatta hayvanlar tarafından görünür oluncaya dek. İşte o zaman hiç rahatsız olmadan gezinebildi insanların arasında. Ama bu insan kokusu, onun kokusu değildi. O öyle bir yaratıktı ki dışarıya kokusunu vermiyordu. Grenoulle belki yine mağarasına döner ölene kadar orada yaşardı, ama kokusuzluğu ona huzur vermiyordu. Bir insan nasıl koku vermezdi? Her bir şeyi koku hafızasında tutan bu dahi nasıl kendi kokusunu bilmezdi? Sahi yazar bununla ne kast etmişti? Grenoulle, kokmayan, kendi kokusunu bulmaya çalışan, yarattığı "başka" kokularla her istediğini yapabilecek kudrete sahip de olsa, kendi kokusu olmadığından en sonunda parçalanarak dünyadan yok olmayı seçen bir anti kahraman.
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,3bin okunma

Edanur Alp

, bir kitap okudu
Puan vermedi·264 syf.··
2024 2. kitabı
Patrick Süskind
8/10 · 27,3bin okunma
Ne yaptın bunca yılı? En iyi zamanlarını nereye sakladın? Yaşadın mı yaşamadın mı? Baksana, diyor kendine, baksana, yeryüzü nasıl soğuyor. Daha yıllar geçecek ve peşinden kasvetli yalnızlık gelecek, bastonlu, titrek yaşlılık gelecek, peşinden de sıkıntı ve bunaltı. Fantastik dünyan ağaracak, donacak, hayallerin kaybolacak ve ağaçlardan düşen sarı yapraklar gibi dökülecek. (...) Çünkü kaybolup giden her şey, her şey hiçtir, aptalca, yuvarlak sıfır, yalnızca hayaldir!
Yürürken şarkı söylüyordum, çünkü mutlu olduğumda, ne bir arkadaşı ne iyi bir ahbabı ne de mutlu anında mutluluğunu paylaşacak bir kimsesi olmayan her mutlu insan gibi, durmaksızın kendi kendime bir şeyler mırıldanırım.