Zeynep Çiçek

Zeynep Çiçek
@Zeeynepp__
İspanyol şair Federico Garcia Lorca’nın dediği gibi: “Arzuyla tutuşup bir şey yapmamak kendimize yapabileceğimiz en büyük kötülüktür.”
Sayfa 77·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Anhedoni
İnsan neye inanırsa, ona göre davranıyor.
Sayfa 76·Kitabı okudu
Alıntı
Üç yüzyıldan beri insan düşüncesini bu iki sanattan hangisi gerçek anlamda temsil ediyor? Hangisi onu ifade ediyor? Hangisi onun sadece edebi ve skolastik aşırılıklarını değil aynı zamanda geniş, derin, evrensel hareketini açıklıyor? Hangisi bin ayaklı bir canavar gibi yürüyen insan türüne hiç durmadan, aralıksız bir şekilde değer üstüne değer katıyor? Mimari mi yoksa matbaa mı?
Sayfa 199·Kitabı okudu
1000Kitap
Mimarinin 15. yy a kadar insanlığın temel kayıt defteri olduğunu, bu dönemde dünyada yapıya yansımayan tek bir karmaşık düşüncenin var olmadığını, her halk düşüncesinin tıpkı dini yasalar gibi bir anıtı bulunduğunu, insan türünün taşa yazdığının dışında önemli bir düşünceye sahip olmadığını belirtmemi gerekir. Peki neden? Çünkü dini olsun, felsefi olsun her düşünce varlığını sürdürmek, harekete geçirdiği kuşağın ötesinde gelecek kuşakları da etkilemek, iz bırakmak ister. Oysa el yazmalarının ne eğreti bir ölümsüzlüğü vardır! Bir yapı çok daha sağlam, kalıcı ve dayanıklı bir kitaptır! Yazılı sözü yok etmek için bir meşale ve bir barbar yeterlidir. İnşa edilmiş sözü ortadan kaldırmak için toplumsal bir devrim, bir dünya devrimi gerekir. 15. yy da her şey değişir. İnsan düşüncesi varlığını sürdürmek için mimariden sadece daha kalıcı ve dayanıklı değil, aynı zamanda daha sade ve kolay bir yöntem keşfeder. Mimari tahtından inmiş, Orpheus’un taştan harflerinin yerini Gutenberg’in kurşundan harfleri almıştır. Kitap yapıyı öldürecek. Matbaacılığın keşfi tarihin en büyük olayı, en büyük devrimi, insanlığın ifade tarzının tamamıyla yenilenmesi, insan düşüncesinin bir kılıktan başka bir kılığa girmesi, Adem’den beri zekayı temsil eden o simgesel yılanın tam ve nihai deri değiştirmesidir. Matbaa formunda her zamankinden daha fazla ölümsüzleşen düşünce havaya karışmış bir halde uçucu, kavranamaz ve yok edilemezdir. Mimari kendi döneminde bir dağı andırıyor, bir yüzyıla ve mekana tüm gücüyle hakim oluyordu. Şimdiyse rüzgarlarla dört bir yana dağılan, havanın ve uzayın tüm noktalarını istila eden bir kuş sürüsüne benziyor.
Sayfa 194·Kitabı okudu
Alıntı
Musa’nın dediğine göre demirin hiç kullanılmadığı ilk anıtlar, ilk mahalleler kayalardan yapılmıştı. Mimarinin tarihi de yazınınkiyle aynıydı. Önce alfabesini oluşturdu. Dikilen bir taş bir harfi, her harf bir hiyeroglifi yansıtıyor ve her hiyeroglifin üzerinde sütunun üzerindeki başlık gibi bir düşünce topluluğu yer alıyordu. Dünyanın dört bir yanındaki ilk kavimler eşzamanlı olarak aynı şekilde davranmışlardı. Keltlerin menhirlerine Sibirya’da, Amerika’nın pampalarında rastlanıyordu. Daha sonraları mimarinin sözcükleri oluştu. Taş taş üstüne konup granitten heceler birbirine bağlandı, söz kombinasyonları denedi. Keltlerin dolmenleri ve taş anıtları, Etrüsk höyükleri, İbrani kurganları sözcüklerdi. Özellikle höyük gibi kimileri özel isimlerdi. Hatta bazen bol miktarda taş ve geniş bir alan varsa bir cümle yazılabiliyordu. Devasa Karnak Tapınağı daha o zamandan bunun bir örneğini oluşturuyordu. Nihayet kitaplar yazıldı. Gelenekler yaprakların altında görünmeyen ağaç gövdeleri gibi altında kayboldukları sembolleri doğurmuşlardı. İnsanların inançla bağlandıkları tüm bu semboller giderek büyüyor, çoğalıyor, karmaşıklaşıyor, kendilerini kapsayamayan ve basit, çıplak, yere uzanmış görünümleriyle ilkel geleneği yansıtan ilk yapıların dışına taşıyorlardı. Sembolün yapının içinde serpilmeye ihtiyacı vardı. O zaman insan düşüncesiyle gelişen mimari bin başlı, bin kollu bir deve dönüştü ve yerinde duramayan tüm bu sembolizmi ebedi, gözle görünür, elle tutulur bir tarzla sabitledi. Ölçünün gücü Daidalos, zekanın şarkısı Orpheus, harfi temsil eden sütun, heceyi hemsil eden kemer, sözcüğü temsil eden piramit hep birlikte harekete geçerek yan yana geliyor, muhteşem binaları yansıtan o muhteşem kitaplar yazılana dek, dönemin genel düşünce sisteminin doğrultusunda kombinasyonlar
Sayfa 188·Kitabı okudu
Alıntı