Her akşamüstü sanıyorum ki artık dünyanın sonu gelmiştir. Üzerinde yaşadığım bu toprak, ya içindeki gizli dert ile şişip çatlayacak ya da bir dehşetli gürültü ile yerin dibine doğru çöküp gidecektir.
Yüreğime bir ağırlık çöküyordu. Arkamda ne bırakmıştım ki böyle hüzünleniyordum? Bir yurt mu? Bir ana mı? Bir sevgili mi? Hayır, hiçbir şey, hiçbir kimse.
Reis bey:
-Çocuklar insana acıyın. Kendinizden başka kimseden suç aramayın! Eğer yankesici ciğerlerinizi söküp götürmeye geliyorsa, ciğerlerinizi muayeneden geçirin!.. Ne suçu var, diye...