Le Bourgeois Gentilhomme (Molière)
1. Eserin Temel Bilgileri
Eser, Molière’in 1670 yılında sunduğu bir komedi‑bale türünde oyun: beş perdelik, müzik ve dans ara sahneleri içeriyor.
Oyunun başrol karakteri Monsieur Jourdain, zengin bir burjuvadır ve asil sınıfa mensup biri gibi görünmeyi arzular.
Eserin sahnelenme koşulları açısından da ilgi çekicidir: ilk olarak 14 Ekim 1670’de Château de Chambord’da, ardından Paris’te sergilenmiştir.
2. Konu Özeti ve Olay Akışı
Jourdain, soylu kimliği olmayan bir burjuvadır ama soylu olma, “gerçek bir beyefendi” olma takıntısı taşır. Dans, müzik, felsefe dersleri alır; asil görünmek için kuşanır.
Kızını soylu biriyle evlendirmek ister; kendisi de marquise düzeyinde bir hanımın ilgisini çekmeye çalışır. Ama çevresindekiler tarafından hem alay edilir hem de çıkarları için kullanılır.
Oyunun bir dönüm noktasıdır: Jourdain’e “Mamamouchi” unvanı verileceği, Türkî bir törenle soylu yapılacağı vaat edilir. Bu komik ve sahte seremoni Jourdain’in durumu tamamıyla komediye dönüştürür.
3. Karakter İncelemesi
Monsieur Jourdain: Kendisini bir üst sınıfa ait görme arzusu içinde; gerçek bilgisi, kültürü ve doğuştan gelen soyluluğu yok. Bu onun en büyük zaafıdır.
Madame Jourdain: Kocasının gösterişine karşı daha sağduyulu,fakat durumu değiştirme gücü sınırlı. Bazı sahnelerde Jourdain’in saçmalıklarını sessizce görüyor ve durumu dengeler.
Dorimène & Dorante: Soylu kişiler olarak görünseler de çıkar ilişkileriyle hareket ederler; Jourdain’in tutkusunu ve gösterişini kendi amaçlarına alet ederler. Böylece “soylu” gözüken sınıfın saf olmadığı da vurgulanır.
Lucile ve Cléonte: Jourdain’in kız ve onun aşkı. Burada gençlerin doğal aşkı, Jourdain’in toplumsal statü saplantısı ile karşılaştırılır.
4. Temalar ve Eleştiriler
Sosyal statü ve sınıf
Kibarlık BudalasıMolière · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20226,9bin okunma
---
“Kürk Mantolu Madonna, yalnızlığın ve aşkın sessiz çığlığıdır. Raif Efendi’nin iç dünyası, sade ama derin bir dille anlatılır. Maria Puder ile yaşadığı imkânsız aşk, insanın duygularını ve zamanın acımasızlığını gözler önüne serer. Sabahattin Ali, kelimelerle değil duygularla anlatır; bu roman, kalpte iz bırakan bir hüzün ve unutulmaz bir sevdanın hikâyesidir.”
---
“Raif Efendi’nin sessizliği, toplumun içinde görünmeyen insanların sembolüdür.”
“Maria Puder, özgür ruhlu ama kırılgan bir kadın olarak aşkın sınırlarını sorgular.”
“Aşk, iki yaralı ruhun birbirini bulmasıdır; ancak zaman bu buluşmayı yok eder.”
“Raif Efendi’nin aşkı, imkânsızlığın ve geç kalmışlığın hikâyesidir.”