"Zırlama !" "Ben böyle senin ağlamanın çekemem." "Böyle yapacaksan git başımdan,uğraşamam." "Ağlamayı kes!" "Çocuk çocuk hareketler sergileme!"...
Yeter artık, dayanamıyorum, çok yoruldum. Daha fazla dayanabilir miyim diyorum her seferinde. Daha ne kadar dayanabilirsin, gücün yetecek mi diyorum ama artik YETMİYOR kahretsin ki artık yetmiyor. Her şey bitsin istiyorum. Belkide yok olmak istiyorum bilmiyorum. Dayanacak gücüm de dermanımda kalmadı. Mutlu olmaya çalışıyorum ama bir gün bile sürmüyor... güldüğümden daha çok ağlıyorum her seferinde. Belkide kaderim bu, lanetli.
"Na mom jastuku, bez mira, sanjam zle
– Yastığımda, huzur olmadan, kötülüğü hayal ediyorum
Ni do zadnjeg leta, ni do kraja sveta
– Dünyanın sonuna kadar değil
Sudbina je moja kleta
– Kader benim lanetim
Ova duša nema dom, ova duša nema ton
– Bu ruhun evi yok, bu ruhun tonu yok
Crne zore svеće gore, moje morе
– Kara Şafak yanıyor, denizim"
Bu sözler bana itafen yazılmış olsa gerek. Tam beni yansıtıyor. Ne acı gerçek değil mi, sürekli yüzüme çarpa çarpa vurmaktan sıkılmıyor .Kurtuluşumuz yok kaçamazsın kurtulamazsın diyor, huzurumuz mutluğumuz yok hiç olmayacak diye şimdiden haberini yolluyor. Anla artık senin kaderin lanetli asla değişmeyecek boşa hayal kurman bile saçma, zaman kaybı diye söyleniyor...