"Bu bir konser, bu bir kaçış, bu bir sanat" dedi üstün bir sesle bir an bile boyun eğmeden. "Duy bu bizim şarkımız." Hangi şarkıyı söylediğini biliyordum, kulaklarımda en son o şarkı çalsın istiyordu. "Ölmeden önce son kez dans et benimle, o güzel ellerini ellerime ver, kendini bana bırak." Bana hastane odasındaki o dansımızı hatırlatıyordu, ölmeden önce güzel anıların içinde yok olmamızı istiyordu. "Ben aynadaki değil, camdaki yansımada olan o adamım." Şarkı çalmıyordu. Elektrikli teller bileklerindeydi. Dans edemezdik, sarılamazdım.