SPOİLER VAR
Bu kitabı çook seviyorum.Kitapta,birlikte işlediği arkadaşının başını bedeninden ayıran ve yalnızca kafasıyla yaşayan bir profesör var.Güya,Profesör Douel,tedavisi olmayan bir hastalıktan ölmüştü ve vücudunu da bilimsel çalışmalarda kullanılmak üzere miras bırakmıştı.Ama asıl hikaye öyle değildi...
Taze insan cesetlerinden alınan organları diriltmek için Kern ve Profesör Douel birlikte çalışıyorlardı.Kern Douel'in asistanıydı. O zamanlar son hedefi insan kafasını diriltmekti. Hayvan kafasına hayat vermeyi başarmış olsalar da, deneyleri yeniden dirilip insan kafasını gösterene kadar gizli tutmaya karar verdiler.Emin olduğu son deneyden önce, araştırmanın müsveddesini yayına hazırlaması için Kern'e verdi. Bu arada, uzun süredir çektiği nefes darlığı kötüleşmeye başlıyordu. Son nöbeti sırasında Kern Profesör Douel'i tedavi etmiş ve adrenalin iğnesi yapmıştı.Belki doz yüksekti, belki astım yüzünden bilincini kaybetti...
Uyandığında bilinci çok yavaş bir şekilde geri dönmeye başladı. Nefes alma ya da boğulma hissetmiyordu,gözlerini zorlukla açabildi. Gözlerini tekrar kapattı. Bildiğiniz gibi, bir kişi öldüğünde, duyular aynı anda çalışmayı bırakmaz. İlk olarak, bir kişi tat alma duyusunu, sonra görmesini ve sonra duyma yeteneğini kaybeder. Bir süre sonra göz kapaklarını tekrar kaldıran Douel,uyandı.Kern şunları söyledi zavallı Profesöre:"Bilinç yerine geldi mi? Seni tekrar canlı gördüğüme çok sevindim."Aşağıya baktı ve çenesinin altında düz bir masa gördü Douel. Başsız bir beden masanın üzerine yerleştirildi. Vücut Douel'e aitti. Kalbi de cam kutuda çarpıyordu.Sadece dudakları sessizce hareket etti. Kern güldü:"Bilmiyor musun?Masaya başını salladı ve"Bu senin bedenin. Ruhun nefes darlığından kalıcı olarak kurtuldu"dedi. Hâlâ şaka yapıyordu!.. Eğer Douel Kern ile