İyı bir koşu atının üne kavuşması tıpkı bir futbolcunun üne kavuşmasına benzer. Mahalle aralarında top peşinde koşturan dünün çocuğu birden herkesin gözünde büyüyerek yığınların sevgilisi olur, işten anlayanların hayranlığını kazanır. Attığı gollerin sayısı arttıkça ünü de artar. Fakat sonra yavaş yavaş futbol sahalarından çekilerek unutulup gider. En kötüsü de onu ilk unutanların en çok alkışlayanlar olmasıdır. Tabii onun yerine yeni bir futbolcu gelir. İşte koşu atının yazgısı da böyledir. Koşularda kazandıkça ünü artar. Yalnız insanlardan tek farkı, kıskananlarının olmayışıdır. Çünkü at atı kıskanmaz; insanlar ise, çok şükür, atları kıskanmayı öğrenememişlerdir.