Bakışımıza İslâm'ın öngördüğü şartlar değil, fakat İslâm-dışı dünyanın gözümüze taktığı gözlükler yerleştirilmiştir. İslâm'ın söyledikleri kendi şartları ve kendi doğruları içinde anlaşılmaktan çok, İslâm-dışı ölçütler o şartları nasıl göstermek istiyorsa öyle algılanmaktadır
Kafalar rızk kaygısı ile öylesine doldurulmuştur ki artık her şey bir meta gibi bir alım satım konusu halinde düşünülmektedir.
Artık kimseden hasbi davranışlar bekleyemez hale getirildik kimseye "Allah rızasından"bahsederek bir ricada bulunamaz olundu.
Durumu şöyle anlatmak mümkün: Bugün mevcut olan durum, büyük ölçüde insanların nefsaniyetlerine hitap etmektedir. Oysa İslâm insanların nefslerini terbiye etmesini teklif ediyor; nefsini, nefsanî arzularını putlaştırmış olanlarsa putlarına kimseyi dokundurtmak istemiyor.