"İnsanın kendi ruhunda kaybolması, balta girmemiş bir ormanda yolunu kaybetmesinden çok daha korkunçtur.
Çünkü ormanın bir sınırı vardır, ruhun ise asla."
"Batı çok, pek çok sözü, sesi ve işareti dünyayı hayrette bırakacak biçimde yayıyordu, ama o sözler, o sesler ve işaretler adeta konuşmaktan yılmış kurt adam gibi insanları peşinden sürüklüyor:
Nereye? Sessiz Rus sözü senin ağzından çıkarken, o ses sende dua olarak kalıyor;
Batı'nın bize öğrettiği sözcükler gün
ışığında çakıl taşları gibi parıldar ama ruhu
beslemez."
"Sen, Rusya toprağı, nice evlat besledin; ve çiçek misali düşüncelerin dondu; çocuklarının kafaları huzursuz: Oğulların senden kaçıyor Rusya, senin uçsuz bucaksız genişligini yaban ellerde unutmak için; ve onlar döndükten sonra onları kim tanıyacak? Onların sözcükleri yabancı, gözleri yabancı..."
"Geniş, ferah kırlarda ezelden beri vardır ayin; kentte ayine katılana huzur olmaz, yalnızca sefalet."