“Hay Bin Yakzan’ın bizdeki etkilerinden söz etmek mümkün değil. Çünkü biz ne İbn Tufeyl’i, ne de eserini tanıyoruz. Batılaşma süreci içinde “düşünsel bir göç”, “ruhsal bir uyruk değişimi” olayı yaşayan aydınımızı değerlendirirken Sait Halim Paşa bunların “Bilgisizliğin en kötüsüne, kendini bilmeme”ye düştüklerini söylüyor. Gerçekten de aydınımız, toplumumuzun ahlaki ve manevi hayatını, toplumsal ve siyasal geleneğini, kaynaklarını, anlayışını, kısaca toplumun dehasını temsil eden, ulusal varlığını, düşüncesini, kültür ve sanatını kuran değerleri küçümsemiş, aşağılamış, bunları araştırma ve inceleme gereği duymamıştır.”
“Çok küçük bir çocuk duygularını ifade etmekten çekinmez. Sevgiyi hissettiğinde sevginin içinde erir ve sevmekten korkmaz. Bu tanım sağlıklı bir insanın tanımıdır.”
“Hayır, hiçbir şeyi kişisel algılamıyorum. Sizin bakış açınız, sizin dünyanızı yansıtır. Siz kendinizle uğraşırsınız, benimle değil. İnanç sisteminiz doğrultusunda oluşturduğunuz fikirleriniz, daima kendinizle ilgilidir, benimle değil.”