Anton Çehov’un bir tiyatro kitabı. Vişne Bahçesi’nden sonra okumak keyifli olsada sahnede izlemek daha bir keyifli olacaktır.
Kitabın içeriği tiyatro oyunu olması nedeniyle sadece diyaloğlar var, bu nedenle herkese hitap etmeyebilir. Yazar bizlere bir çiftlikte toplanan tüm karakterlerin kendi bencil yaşamlarında hayatlarına dahil olan mutsuzluklara dalarak, kaybettikleri zamanı anlatmış.
Orman cini isimli oyunundan Vanya Dayı’ya dönüşen eser dört perdelik bir tiyatro oyunu. Ülkesi Rusya’ya ait sistem eleştirisi de yapan yazar gerçekleşmeyen umutları da kendi dilinde tasvir etmiş.
Vanya DayıAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201611,4bin okunma
“Nasıl ki bir kemeri, kubbeyi ayakta tutan kilit taşıdır, toplumun kilit taşı da kadınlardır. “
Ah kadınlar canım kadınlar, evrenin en büyük mucizesi kadınlar, içinden bir canlı dünyaya getiren ama o dünya da kendisi var olmaya çalışan kadınlar.
Üç farklı karakterde, üç farklı hayat tarzına sahip, üç ayrı dünyanın insanı ama bir var oluşun ortasında birleşen üç kadının hikayesi. Mardin’den İstanbul’a geçmişin izini süren avukat Nil bilmediği bu coğrafyada hem kendi bilinmezini hemde törelerin hayatın içinde nasıl bir yere konumlandığını yaşayarak öğreniyor. Sır dolu bu hayat onların yollarını ebediyen birleştirirken hayat süprizleriyle kucak açıyor. Zekiye hanım ve Berfin kitaplardan okuduğu haklarını savunduğunu düşündüğü o coğrafyaya ait kadınların bir örneği olarak ona daha fazlasını sunuyorlar.
Nil başarılı bir avukat arkadaşının düğününde tanıştığı Demir’le aralarında duygusal bir bağ başlarken, bir taraftan da anne babasının ölümündeki sır perdesini tesadüfen öğreniyor. Demir’in ona yaptığı emir vaki ile yolu Mardin’e düşüyor. Mardin ona çok farklı bir hayatın kapıısını açarken hem Demir’le olan ilişkisini hemde Zekiye hanım ve Berfin ile olan ilişkisini kadınlar üzerinden okuyorsunuz.
Kilit taşında yazar içerik olarak bir çok yerde detaylı araştırma yaparak kadın ve kadın hakları konusunda bilgi veriyor.
Freıda McFadden’den hizmetçi serisi. Birçok defa karşıma çıkıyordu kütüphane de de varken değerlendirmek istedim. Basit ve yormayan bir kurgusu var kısa süre içerisinde okuyacağınız bir seri.Yazar kurgusunu ve olay örgüsünü hareketlendirmek için her üç kitapta da ters köşeler yapmış.
Millie Brooklyn’de büyümüş. Gençlik dönemlerinde öfke problemleri yaşamış hareketli bir genç kız, arkadaşlarıyla gittikleri bir partide arkadaşını cinsel saldırıdan kurtarmak için bir adam öldürmüş. Savcı olayın koruma içgüdüsüyle başlasa bile bıçağın defalarca kullanılmasını dikkate alarak ağır ceza almasını talep etmiş, dava sonunda bu olay Miilie’nin on yılını ceza evinde geçirmesine neden olmuş. Milllie hapisten çıktığında artık ne bir ailesi nede arkadaşı vardır, çeşitli işlerde çalıştıktan sonra hizmetçi olarak ilk işine adım atar ve ilk kitap da burada başlar. İlk kitapta Winchester ailesi ile yaşadıkları aktarılmış. Aslında hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığı, çocukluk tramvalarının bizi bırakmadığını sonunda acı bir şekilde öğreniyorsunuz. İkinci kitap da Garrickler ile çalışmaya başlıyor. Yine sonu süprizli ve bir kez daha görünenin aslında çok farklı olduğunu öğreniyorsunuz. Üçüncü ve son kitap da artık Mille ‘ nin kendi ailesi ve çocukları var. Sessiz sakin bir yerde çocuklarını güven içerisinde büyütmek isterken bir kez daha bela onu içine çekiyor.
Seriyi ben giriş gelişme sonuç gibi değerlendirdim. Baş kahramanımızın hayata dahil olması olgunluk dönemi ve en sonunda bitiş gibi.
Keyifli okulamalar