Zerrin Kılıç

Zerrin Kılıç
@Zerrin_den
Hayat siz planlar yaparken yaşadıklarınızmış
57 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Geri Verilen Kız
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
İki farklı kültüre ve yetiştirme tarzına sahip aile ve onların ortasında, doğru yada yanlış verilen kararlara uyması gereken 13 yaşında bir kız çocuğu. Hayatının en güzel döneminde nereye ait olduğunu bulmaya çalışan, terk edilmenin tüm şiddetiyle üzerine damgalandığı, yaşama tutunmak için sebepler arayan önrünün henüz başında bir yaşam. Kitap o kadar akıcı ilerliyorki ne okudum hissini ancak sonunda anlayabiliyorsunuz. Çok sade ama bir o kadar da dramatik. İçinizde garip bir hüzün bırakıyor. Bazı sayfalarda kelimeler size sert ama bir o kadar da sıcak geliyor. O bir Arminuta. Henüz 6 aylıkken çocukları olmadığı için kendi ailesi tarafından daha iyi şartlarda yetiştirileceği düşüncesi ile uzaktan kuzenleri olan bir çifte evlatlık olarak verilir. Onu alan aile kendisine sonsuz bir sevgi ve güven vererek 13 yaşına kadar çok iyi bakarlar. Sonra bir gün kendi biyolojik ailesine geri gönderileceğini öğrenir ve beş çocuklu, yoksulluğun ve cahilliğin hüküm sürdüğü o eve dönmek zorunda kalır. Bir tarafta kendisinde neden terk edildiği yönünde sorunlar ararken, bir taraftan da bu hiç tanımadığı insanlara ve ait olmadığını düşündüğü hayata alışmaya çalışır. İki anne ve iki farklı hayat arasında sıkışıp kalmışken kendisini hiçbir yere ait hissedemez. Onu bağlayan tek şey kız kardeşidir. Farklı oldukları gibi birbirlerine de hiç benzemeyen kardeşler arasında derinden bir bağ oluşur. Adriana saf ve temiz sevgisiyle, büyüklerin dünyasında onun iyiliği düşünülerek yapıldığı söylenen herşeyin aslında gerçek olmadığını anlamasını sağlayan tek insandır. O ablası için hem bir sığınak hemde yaşama sebebi olur. Büyüklerin dünyasında verilen kararların bir çocuğun hayatını nasıl değiştiriyor anlamamızı sağlayacak derin anlamları olan bir kitap olmuş.
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,087 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Zerrin Kılıç

, bir kitap okudu
8/10
·376 syf.··
2026 16. kitabı
Hikmet Hükümenoğlu
8.6/10 · 2.661 okunma

Zerrin Kılıç

, bir kitap okudu
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Donatella Di Pietrantonio
7.8/10 · 4.087 okunma
Puan vermedi
Esme…. Kayıp bir yaşam… Esme Lennox babasının görevi nedeniyle bulundukları Hindistan ‘dan ailesinin topraklarına geri döndükleri zaman hayat onun için daha da zorlaşacaktır. Yaptıkları uzun gemi yolculuğundan tek etkilenmeyen o olur, çünkü hep farklıdır. 1930’lar Edinburg şehri. Esme ailesi için bir utanç kaynağı olarak görünmektedir. Hareketleri tavırları diğer kızlardan farklı ve kalıplara sığmayan türdendir. Kız çocuklarının küçük kadınlar gibi davranmasının istenildiği dönemlerde annesi ve büyükannesinin baskıları onu daha da delirtmektedir. Hayattaki en büyük arkadaşı ve sırdaşı olarak gördüğü ablası Kitty onun tek destekçisidir. (Şüpheli) Esme, kalıplara sığmayan ve kural tanımaz olmasının çevre ve ailesi tarafından hor görülmesi nedeniyle zorla bir akıl hastanesine kapatılır. İhanet ve kıskançlık onun hayatının tamamını yok eder. Küçük bir genç kız iken girdiği bu hastaneden tam 61 yıl sonra hayattan tüm izleri silinmiş olarak çıkıyor. Tam bir yoksayma ve ihanet hikayesi. İris, Esme’nin kardeşinin torunu. Yaşlı kadına özgürlüğünü yeniden elde etmesi için yardımcı oluyor. İki kadın arasındaki sırlarla dolu olan geçmiş onları konuşmadan anlaşmaya zorluyor. Hikaye şimdiki zamanla anlatılmış. Esme ve Kitty’nin anılarına belli bir sırası olmadan sizi dahil ediyor. Şimdiki zaman kısımlarında ise diğer kahramanımız yeğeni İris bizi karşılıyor. Yazar anlatımına akışında devam ederken, anlatıcı bir anda değişebiliyor. Hikaye ve kurgu güzel ama anlatımı biraz yorucu. İlk sayfalarda adapte olana kadar kafa karışıklığı yaşıyorsunuz ki bazı yerlerde konu ucu açık kalıyor.
Esme Lennox Nasıl Yok OlduMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20242,950 okunma
7/10
·
Beğendi
Savaş alanından kaçtım. Artık bir korkak olduğumu söyleyecekler adımı ananlar.” Bir yol hikayesimi, yada kendini buluşmu derseniz herkesin ayrı bir yorumu olabilir size bağlı. Sonunda yolculukları bitsede aradıklarını buldular mı oda ucu açık. Kaybedecekleri hiç bir şeyleri olmadığını düşünen iki insanın hayata karşı arayışları belki de. Gitmek hikayesi biraz da. Gidemeyen ama kalamayanlarında sesleri. Susarken birbirlerini anlayanların düşünceleri. Hiç bir yere ait olmadığını hissedenlerin rüyaları. Belki de bir çoğumuz gibi gitmek isteyip de bahanelere sığınanların satırları. Yazarın kalemine bayılıyorum. Tam benlik. Edebi cümlelerin içerisinde şiirsel bir anlatımı var. Sıradan bir olayı aktarırken öyle kelimeler kullanıyor ki içiniz yanıyor. İshak evli, iki çocuklu, sıhhi tesisatçı. Bir anda ortadan kayboluyor. Karısı Nurten ile çalıştıkları fabrikada tanışmışlar. Dışardan bakınca sorunsuz mutlu gözüken bir evlilikleri var. Fakat hiçbir şey göründüğü gibi değil. İlk sayfalarda karısına üzülsem de sayfalar ilerledikçe farklı düşünmeye başladım. Jülide başarılı bir ressam. Hayata karşı çok fazla bir beklentisi yok. Olmamaktada haklı bazı şeyler hayal kurmanıza engel oluyor malesef. Oldukça yetenekli ve geleceği parlak olarak nitelendiriliyor. Birbirlerinden kopuk bir ailesi var. Bambaşka dünyalara ait bu iki insan zamansız bir şekilde karşılaşıyorlar. Kurtuluş semtinde bir apartman onları buluşturuyor. Jülide oraya ait değil ama İshak oraya ait gibi. Aynı apartmanda oturmak dışında ortak bir noktaları olmayan bu iki insan bir tablo sayesinde kelimelere de ihtiyaç duymadan birbirlerini herkesden iyi anladıklarını keşfediyorlar. Kaçmaya karar verdikleri gün aslında birbirlerini hiç tanımadıkları gün. Dünyanın en hüzünlü şiir dizesiydi, sabah yalnız uyanmak.
DüşerkenTarık Tufan · Profil Kitap Yayınları · 20188,5bin okunma