Yolun durakları vardır. Hasret durağı, sevda durağı, veda durağı... İnsan o duraklardan birine vardı mı durağın her zerresini iliklerine kadar yaşamadan bir sonraki durağa geçemez. Böyle böyle öğrenir hayatı, yaşamayı...
Her şeyin eskisi gibi olabileceğini düşünürüz hep. Ama bu doğru değildir. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Hiçbir şey. Kırışıklıklar hiçbir zaman düzleşmeyecektir. Ne duruş bozukluklarımız, ne görme, işitme duyularımızdaki zayıflıklar ne de eklemlerimizdeki hasarlar giderilebilir cinstendir. Bir bacak kırığı, herşeyi değiştirir; tıpkı her burkulma,her deneyim,her aşk ve her sitem gibi. Herşey ardında izini bırakır. Özellikle de hayat.