Etrafımdaki herkesin acelesi vardı. Acele etmeye bağımlı oldukları ve acele etmeden nasıl yaşanır bilmedikleri için. Çünkü bu çağda her şey acildi. Sokaklar, caddeler ve evlerdeki hayat daima aceleyle yaşanıyordu. İnsanlar yanımdan birer ambulans gibi geçip gidiyordu. Ancak ambulansın acilen yetişmeye çalıştığı yer elbette bir hastane değil, ölümdü.
Doğduğu dünyada bütün ödül ve cezaların sadece erkekler tarafından dağıtıldığını gayet iyi anlayan Zerre’ye göre bir erkeğin esiri olmaktan kurtulmanın tek yolu kendi seçeceği başka bir erkeğin esiri olmaktı.
Çok uzaklarda 15 yaşındaki kızlar ellerindeki telefonlara bakarak yürüdükleri için kaldırımdaki direklere çarparken, köy meydanından geçerken başını kaldırıp etrafa bakması yasaklanmış Zerre de bazen bir ağaç dalına bazen de isteyerek 19 yaşındaki Raif’e çarpıyordu.
Çünkü biliyorlardı ki modern dünyada hafızayı yönetmek, yani kimin neyi unutup, neyi hatırlayacağını ya da neyi nasıl hatırlayacağını belirlemek mümkündü.