Minibüsün gideceği yere gitmeyi bekleyemeyecek derecede büyük bir yorgunluk duydum. Aynı zamanda yerimden kalkıp minibüsten inemeyecek kadar da büyük bir yorgunluk.
Bir geceyi uykusuz geçirmekten, üç saat yürümekten, bir geceye, bir gecenin sonuna sığabilecek hiçbir şeyden birikemez böyle bir yorgunluk.
“...Herkes bazen hayatla başa çıkmakta zorlanır.Zor şeylerle mücadele eden herkes çıldırmış olsaydı,bu tüm dünyanın çıldırdığı anlamına gelirdi.Farklı olmak ve bir şeyleri herkes gibi yapmamak sorun değil.”
...ve bütün öğleden sonrayı uçarak geçirmiştim.Üç gün sonra babam çantalarını toplayıp gitti ve kanatlarımla mavi yaz göğünü de yanına almış gibi hissettim.
“Görüyorsun, Küçük Ağaç, öğrenmenin yapmaktan başka yolu yok. Senin buzağıyı almanı engelleseydim, her zaman bir buzağın olması gerektiğini düşünecektin. Sana satın almanı söyleseydim, öldüğü için beni suçlayacaktın. Yaşam içinde öğrenmek zorundasın.”