Zihnim açıldı, önce kendimi tanımaya başladım sonra çevremdeki insanları tanımaya hatta bu kitaptan sonra onlara ve kendime tanı koymaya başladim. Bağlanma tiplerinin ne kadar önemli olduğunu gördüm. İlişkilerimin neden bu halde olduğunu anladım.Herşeyden önce gerçekten kendimi tanımaya başladım ve piskoloji üzerine daha çok eser okumam gerektiğine kanaat getirdim. Bu arada kaçıngan bağlanma tipine sahip olmam ve bu tipin özellikleri vs baya şaşırtı beni. Kendimle daha yeni tanımıyorum..,
BağlanmaAmir Levine · Aganta Kitap · 20185,9bin okunma
Ne zaman ki boşluğa düşersen, içinde karanlık kokular gelir buharnların dünyayı sararsa işte o zaman Efendimizle konuş, O'nunla hasbihal et. Salât-ü Selamlar sana olsun canım Efendim
Kitap karma bir çok olayı barındırıyor, yakın tarih bilgimizin ne kadar kıt ve eksik olduğunu çarşaf gibi ortaya seriyor, güzel kitap.
En çok beni etkileyen sahneye gelecek olursam Vahdettin paşa oldu. Osmanlı'nın bu kadar kötü bitmesi, hanedan üyelerinin bu kadar perişan edilmesi ve özellikle Vahdettin Sultan ile ilgili zihinlerde yuva yapmış iftira kümeleri beni çok üzdü ve etkiledi. Osmanlının son evlatları çöp gibi atılmamalıydı, gönderilmemeliydi, sefil edilmemeliydi. Onlar şanlı bir devletin kurucularının evlatlatlarıydı şanlarına halel getirilmemeliydi....
Hülasa yaktı ciğerimi Vahdettin Sultan
Yaktı göğsümü Osmanlının şanlı hanedanı.
Ben Canım Osmanlı'ya bir daha aşık oldum galiba. Muhteşem Osmanlının Muhteşem Yüzyılının banisi Kanuni Sultan Süleyman asla zihinlerimizde işlenen yanlış tasavvurla sahip biri değil, o çok başka bir daha.. Kanuni ve dönemini kısmen de öncesini anlatan muazzam bir eser. Kitapta her satır beni benden aldı ama özellikle
Koca Mimar Sinan'ın, Kanuni ve Hürrem Sultan'ın kızı Mihrimah Sultan'a olan kısmen platonik aşkı ve bu aşkını yaptığı tüm eserlerine işlemesi beni benden aldı. Süleymaniye Camii, Şehzade Cami, çeşmeleri, Üsküdar ve EdirneKapıda karşılıklı bulunan iki tane Mihrimah Sultan Camileri ve geri kalan tüm büyük eserlerine aşkını işlemiş meğer koca mimar. Bahsettiğim yerleri daha önce görmüş olmamdan kaynaklı olsa gerek çok etkilendim, o satırları okurken sanki bir yandan bu eserlerin mekanlarında geziyordum bir yandan aşkını izliyordum koca mimarın. Farkındaysak günümüzde artık böyle büyük eserler yok acaba sebebi öyle büyük aşklarin da kalmamış olması mı?
Neyse hülasa çok güzel kitap. Yazardam Allah razı olsun.
Abdülhamid Han yoruldu, devlet yoruldu, halk daha çok yorulmak istercesine o şanlı padişahı alaşağı ettiler, belki mecburi başlayacakti dünya harbi ama bu olaydan sonra olacaklar daha da hızlandı, dağıldı cihan devleti, döküldü ümmetin kanı ve başsız kaldı son ümmet. Abdulhamiti indirdiler, tarihimizi rafa kaldırdılar, geçmişimiz,dinimiz ve zihnimiz arasına yeni bir dil ördüler..
Yakın geçmişimizi hakkıyla bilmiyoruz hele şanlı padişah Abdülhamit'i hiç tanımıyoruz. Bu eser vesilesiyle Osmanlı için gecesini gündüzüne katan, Türkiye'mizin bir çok yönüyle temellerini atan ve hem tebaası hem müslümanlar için canının dişine takan padişahı tanımış oluyoruz. Muhakkak okunması gereken bir eser.