Öyle ki bir gün bir köyde deprem olur. Allah'ın hikmeti depremi sadece köyün imamı hissetmez. İmam Efendi sabah namazı için camiye gidince bakar ki Cami cemaatle doludur. Buna çok sevinir, şevkle ve iştiyakla namazı kıldırır. İmam namazdan sonra ellerini açarak "Ya Rab! bu cemaati buraya gönderen sebep neyse başımızdan eksik eyleme" diye dua eder. Demek ki Allah'ın huzuruna hangi vesile ile gelinirse Allah da kulundan vazgeçmediğinden o vesileyi ondan eksik etmez.
Iletişim araçlarının geçmişin hiç bir döneminde görülmediği biçimde çoğaldığı ve günlük hayatımızı doğrudan etkilediği bir dünyada, insanların fertler olarak iletişimsizlikten bu kadar yakındığı bir tablo ile karşılaşılıyorsa, bu işte de bir bozukluğun olduğunu teslim etmek zorundayız demektir.