Kızgınlığımı ve çaresizliğimi anlatamam size. Yine de benimle empati kurmaya çalışın: Bir insan için bütün yaşamınızı bir kenara itiyorsunuz, o ise kayıtsızca elinin tersiyle kovduğu bir sinekten daha fazla değer vermiyor size .
Şimdi benim durumumu düşünün bir: Yıkılmış o insanın hareketsiz halde oturduğu bankın yirmi ya da otuz adım gerisinde ne yapacağımı bilmeden bilinçsizce duruyordum, ya yardım etme niyeti ile ileriye doğru yürüyecektim ya da bize öğretildiği ve kuşaktan kuşağa aktarıldığı kadarıyla sokakta yabancı bir erkekle konuşmak ayıp olduğu için geriye çekilecektim